Sitedeki bütün yazılar tarafımızdan hazırlanmaktadır. Kaynak göstermeden çalan çırpan Schortsanitis'in altında kalsın.

8 Temmuz 2010 Perşembe

Kura - Efes Pilsen Grubu

CSKA Moscow: Partizan’ın efsane koçu Vujosevic’i takımın başına getirip kimlik değişimine giden Rus ekibi, Sırp koçun kendisine vereceği şekli bekleyecek. Takımdan Planinic ayrıldı, Mensah Bonsu da bu listede, keza Smodis de... Langdon, Siskauskas ikilisi için ayrılık dedikoduları var, özellikle Siskauskas’ın talipleri çok fazla. Vujosevic’in elinde Rus oyuncular kıymet kazanabilir, zira takıma katacağı ismi küçük kendisi büyük oyuncular da aynı şekilde. Şimdiye kadar Bykov ve Marjanovic geldi. CSKA’yı biraz beklemek lazım, kadroları çok geçmeden netleşecektir. Vujosevic ile uyumu sağlarlarsa son yıllardakinden farklı bir bütçeyle daha enteresan bir CSKA izleyebiliriz. Hafif bir kadro belirsizliğiyle birlikte halen epey güçlüler.

Panathinaikos: Çok kötü bir EL sezonu geçirseler de Olmypiakos’u geçip ligi almayı başardılar. Onların da kadrosunda epey değişiklik oluyor. Pekovic’i kaybettiler, Haislip’i gönderdiler, Spanoulis belirsiz. Batiste ve Nicholas’ın sözleşmeleri bitmişti ancak Nicholas sözleşmeyi yeniledi. Saras’ı elden çıkartıp bütçede yer açmayı, bununla da Batiste’yi tutmayı düşünüyorlar. İlgilendikleri isimlerden de bir tek Maric’ten haberdarız, onu da şartlar itibariyle almaları çok zor. Gerçi PAO için çok fazla bir şey söylemeye gerek yok, 12 taraftar çıkarsalar sahaya, Atina’da maç kazanmanız çok zor onlara karşı. Tıpkı CSKA gibi kadrolarında hafif bir belirsizlik payıyla birlikte halen çok güçlüler.

Valencia: Geçen sezonun flaş takımının başına tüm Avrupa devleri üşüştü, sivrilen isimleri kapanın elinde kaldı-kalıyor adeta. Spahija Fenerbahçe’ye, Perovic Barcelona’ya gitti. Kelati ve Nielsen boşta, Rafa Martinez’i de Barcelona ve Malaga ciddi şekilde istiyor. De Colo, Lishschuk, Claver gibi kaliteli isimleri var kadroda, Sevilla’dan da Savanovic’i aldılar. Geçtiğimiz sezon çok başarılı olan, Eurocup’ı alan takımdan çok isim kaybettiler, eğer Martinez’i tutup 2-3 kaliteli isim kadroya katabilirlerse klasik, zorlu bir İspanya deplasmanı olarak anılabilirler. Onlar için konuşmak adına birkaç hafta daha beklememiz gerek.

A.J.Milano: Geçtiğimiz transfer dönemine de çok hızlı girip Maciulis, Petravicius, Mancinelli ve hatta Acker gibi oyuncuları almışlardı. Şu anda da Saras, Garbajosa, Domercant gibi önemli isimlerin peşinden koşuyorlar. Efes için tehlikeli olup olamayacağı bu transfer stratejisinin sonucuna göre belli olacak ama 5. Torba takımları içinden belki de en tatsızıydı. Siena da değişim sancıları çekiyorken iyi bir takım kurup hem İtalya’da hem de Avrupa’da iş yapmak isteyeceklerini düşünüyorum. 5. torba takımı bir anda tehlikeli konuma gelebilir, göreceğiz.

Union Olimpija: Tek dişi kalmış canavar, geleceği meçhul takım. Ne yazsak, neyi yorumlasak bilmiyorum, daha doğrusu kadrolarında kim kaldı onu bile hatırlamıyorum. En son Klobucar da Partizan'a geçti. Bir mucize olması lazım kadroyu toparlayıp bu gruptaki diğer 5 takıma kafa tutmak için, açık ara zayıf halka…

Not: Efes için Milano-Valencia ikilisinin durumları önemli olacak, bana göre Fenerbahçe’nin grubundan epey daha zorlu bir grup. Maalesef EL’de ilerlemek için, çok büyük 2. tur kura istisnaları dışında, ilk turdan 1-2 çıkmak önem teşkil ediyor. Efes’in ilk ikide yer alması için ciddi mesai harcaması ve bir yandan da PAO-CSKA gibi devlerin zayıflamasını beklemesi gerekir. Efes'in transfer hamlelerini merakla bekliyoruz bu bakımdan, tabii Valencia ve Milano’nun kuracakları kadrolar da belirleyici olacaktır…

1 yorum:

Adsız dedi ki...

euroleague elemeleri çok saçma olmuş.16 takım var ve sadece 2 takım euroleague e katılacak.

16 takım 4lü gruplar.Tek maç üzerinden.grup liderleri çıkabilirdi mesela.
yada eleme usülü ama 4 takımın çıkacağı.

Related Posts with Thumbnails
Zaman darlığından dolayı sitenin güncel olmadığı dönemlerde Twitter hesaplarımızı takip ederek her türlü güncel bilgiye ulaşabilirsiniz.
-
Maliano - http://twitter.com/maliano
 
Maliano - Kaynak göstermeden çalan çırpan Schortsanitis'in altında kalsın...