11 Mart 2010 Perşembe

CSKA Moskova: 84 - Zalgiris: 71 (Seni Savunmamla Döverim)

0 yorum

Maç günün tek maçı olunca izlemeden birşeyler karalamak istemedim. Belki çok daha iyi performanslar oldu, hatta CSKA Moskova'nın Messina'lı dönemde tarihe kazınacak savunma performansları oldu ama bugünkü maç gerçekten büyüleyiciydi. CSKA resmi sitesinin "Just a game" diye nitelendirdiği, Eurolig'in kaderi etkileme şansı olmadığı için Çarşamba'ya yalnız koyduğu bu kadar önemsiz bir maçta CSKA Moskova'nın yaptığı savunma takdirle karşılanmalıdır. İlk yarıda Zalgiris direndi ama bunda esas sebep ne Zalgiris'in yap(amadığı)tığı savunma, ne de hücumdu. Tek sebep CSKA Moskova'nın kötü hücum performansıydı. Üçüncü çeyrek zaten iyi olan savunmaya bir de iyi hücum ekleyip farkı 20 ye kadar getirdiler. Son çeyreğin başlarında Zalgiris'in alan savunması biraz farkı eritti ama CSKA Moskova ciddiyeti hiç bozmadığı için maçtan zorlanmadan galip geldi. Zalgiris adına tek olumlu isim Kalnietis'ti. Çok istekliydi, bu sezon Avrupa'daki son maç olması sebebiyle son şansını deneyen, vitrin yapmak isteyen biri gibi oynadı. CSKA Moskova'da Pops Mensah-Bonsu sansasyonel bir maç çıkardı ama maçın geneline baktığımızda fazlasıyla kopuk, savruk bir oyunu vardı. Bazen rakamlar gerçekleri ifade etmez derler ya işte bu geceki Pops da aynen buydu. Karşısında Khryapa gibi bir savunmacı olduğu zaman Pops'un bu kafayla işi çok zorlaşır. Planinic karşısında savunma olmayınca yaptığı postuplarla, Ponkrashov maç sonu üstlendiği lider rolüyle, Khryapa herzamanki müthiş savunmasıyla, Langdon da fazla öne çıkmadan ama yerinde soktuğu şutlarla gecenin öne çıkan isimleriydi. Maskoliunas maça Pocius'la başlamadı ama Pocius sahada olduğu anlarda da zaten nefes alamadı. Hem Brown, hem Pocius, hem de Capin'e olağanüstü bir savunma vardı. Pashutin dersine çok iyi çalışmış, çok iyi çalıştırmış. Detaylar yakında Pashutin ve CSKA ile ilgili yazıda gelecek. Bu sisteme, komplekssiz oyunculara, önemsiz bir maçta 15 sayı öndeyken bile gösterilen performansa bir kez daha hayran kaldım. 8-1 lik blok üstünlüğü tam olarak savunmaların arasındaki farkı yansıtıyor. Ne eksik ne fazla. Üstelik pota arkasında CSKA Dance Team varken bu kadar konsantre oynamaları da ayrı ödül vermek için yeterli bir sebep olabilir. Bu maç yüzünden yakında blogda yeni bir seri başlayacak. Pops'un mükemmel smaçları yarına artık,şimdilik detaylar burada.

10 Mart 2010 Çarşamba

Lubos Barton Yeniden Sakatlandı

0 yorum

Bu senenin en şansız isimlerinin başında geliyor Çek Lubos Barton. Geçirdiği ağır sakatlık yüzünden yaz başında operasyon geçirmiş ve 6 ay sonra sahalara döneceği söylenmişti. Kral Kupası finalinde eşofmanlarıyla benchte görüp nihayet demiştim ve ligde Valladolid, Eurolig'de de Maroussi maçında az da olsa süre alarak yavaş yavaş ısınmaya başlamıştı. Dün tekrar sakatlandı ve 15 gün forma giyemeyecek. Allahtan sakatlık ameliyat bölgesinden değil ama eski gücünde olmadığı da aşikar. Sürekli servise giden arabalar gibi şu anda Barton. Her an perte çıkacakmış gibi bir hali var. Eğer bir an önce toparlanıp gaza basmazsa, geçen seneki performansını da düşününce sene sonu başka formalara doğru yelken açmak zorunda kalabilir. Makinanın çalışmayan ama sistemi de bozmayan bir parçası durumunda şu anda. Pascual fayda vermeyen bir parça için daha ne kadar sabredebilir bilemiyorum.

Sergio Llull Röportajı (Fanmail)

0 yorum

Beklenen röportaj Eurolig resmi sitesinde yayınlandı. Güzel sorulara samimi cevaplar vermiş Llull. En önemlisi de Barcelona korkusunu her ne kadar politik konuşsa da itiraf etmekten çekinmemiş. Yarın akşam Partizan direnebilirse İspanya'da Real Madrid ve Maccabi Tel Aviv arasında satranç oynanacak. Barcelona sorusunu kıvırarak grup birincisi olup saha avantajını kazanmak istiyoruz diyen Llull yarın Barcelona karşı grubun ikincisi olursa bu kadar iyimser olabilecek mi merak etmiyor değilim. Soruların ve cevapların tamamı burada.

Eurolig Top 16 6. Hafta Sakatlık Raporu

0 yorum

Regal FC Barcelona : Barton sakatlığı nedeniyle oynamayacak. N'dong'un durumu şüpheli.
Panathinaikos : Tsartsaris sakatlığı nedeniyle oynamayacak. Spanoulis, Pekovic, Diamantidis ve Perperoglou'nun durumları şüpheli.
Maroussi : Kendall sakatlığı nedeniyle oynamayacak.
Partizan : Herhangi bir eksiklik yok.

Siena : Herhangi bir eksiklik yok.
Real Madrid : Van Den Spiegel sakatlığı nedeniyle oynamayacak.
Efes Pilsen : Herhangi bir eksiklik yok.
Maccabi Tel Aviv: Herhangi bir eksiklik yok.

CSKA Moskova : Smodis sakatlığı nedeniyle oynamayacak. Siskauskas'ın durumu şüpheli.
Unicaja Malaga : Herhangi bir eksiklik yok.
Prokom : Herhangi bir eksiklik yok.
Zalgiris : Cukinas sakatlığı nedeniyle oynamayacak.Watson'ın durumu şüpheli

Olympiakos : Boroussis hastalığı nedeniyle oynamayacak.
Cibona : Rozic sakatlığı nedeniyle oynamayacak. Vukusic'in durumu şüpheli.
BC Khimki : Herhangi bir eksiklik yok.
Caja Laboral : Splitter sakatlığı nedeniyle oynamayacak. Eliyahu'nun hafif sakatlığı var ama oynaması bekleniyor.

Galatasaray C.Crown: 98 - Hapoel: 111 (Ne Ka Ekmek O Ka Köfte)

1 yorum

Galatasaray Cafe Crown'un bu sezonki hedefi TBL'de düşme potasından uzaklaşıp playoff yarışına dahil olmak olunca bu mağlubiyetin veya genel olarak Eurocup'tan elenmenin kulübü çok fazla üzdüğünü sanmıyorum. Valencia maçından sonra son bölümde bir maç daha verildi. Son periyoda kadar üstün giden sarı kırmızılı takım Hapoel serisini durduramayınca bir çeyrekte potasında 44 sayı gördü. Gerçekten inanılmaz bir rakam. Yabancılar sazı eline alıp, yerliler izleyince her zaman ortaya çıkan sonuçlardan biri yine sahnedeydi. 88'i yabancılardan 98 sayı ve grupta altıncı maçta alınan altıncı mağlubiyet. Zaten çok zor bir gruptu, Galatasaray'ın çıkması bu şartlarda çok zordu ama oynanan oyun en azından 1-2 galibiyeti hakedecek seviyedeydi. Başta da söylediğim gibi hayırlı bir son oldu kulüp adına. Artık sportif olarak tek hedef TBL, kulüpteki herkesin derdi de bir an önce şu seneyi kazasız belasız bitirmek olsa gerek. Detaylar burada.

GALATASARAY CAFE CROWN (98): Darius Washington 22 (4 ribaund- 6 asist), Caner Topaloğlu 3, Murat Kaya 2, Mike Wilkinson 27 (4 ribaund- 2 asist), Radoslav Rancik 18 (4 ribaund- 4 asist), Evren Büker (2 ribaund- 8 asist), Can Akın 3, Simas Jasaitis 21 (4 ribaund), Fatih Solak 2 (2 ribaund)

HAPOEL JERUSALEM (111): Uri Kokia 10 (5 ribaund), Sharon Shason 2 (1 ribaund), Tre Simmons 25 (4 ribaund- 4 asist), Yuval Naimy 27 (2 ribaund- 7 asist), Leo Lyons 10 (3 ribaund- 3 asist), Dijon Thompson 20 (3 ribaund), Yogev Ohayon, Pooh Jeter 13 (3 ribaund- 4 asist), Brandon Hunter 4 (5 ribaund- 4 asist)

CEZ Nymburk: 84 - Türk Telekom: 94 (Telekom Bizlerle Maytap Geçiyor)

0 yorum

Dışarıdan bakıldığında tablo sanki Türk Telekom Eurocup'ta devam etmek istemediği için önce elenmeyi garanti altına alıp, sonra mücadele ediyor izlenimi vermiş gibi görünüyor. Top 16 kuraları çekildiğinde Merih Çakıroğlu'na asistanlarından biri gelip "Hocam Nymburk ve Kızılyıldız deplasmanlarına galibiyet yazdım." dese hocanın cevabı "Çıkarken kapıyı arkadan kapat, geçerken de muhasebeye uğra." olabilirdi. Eurocup'ın en iyi evsahibi performansına sahip takımlarından ikisini evlerinde yenip kendi sahasındaki üç maçı da kaybetmek ancak Türk Telekom yapılanmasının başarısı olabilirdi, oldu da. Tüm Türkiye'yi dolaştırıp, muhtemelen Cem Yılmaz'a reklam çektirebilecekleri Türkiye Kupası yok, Eurocup'ta avantajlı bir grupta elendiler, artık olay tamamen lige kaldı. Merih Çakıroğlu'nun "enkaz devraldım, seneye yapılanmaya gideceğim" şeklinde düşündüğünü tahmin ediyorum ama bu takım enkaz falan değildi. Murat Özyer dönemindeki sportif başarısızlığa rağmen Türk Telekom'un kadrosu birçok koçun havada kabul edeceği bir kadro ve bu takımın şu ana kadarki periyodda başarısız olması tamamen vizyondan yoksun, amatör çalışan bir ekibin ürünüdür. Başkanından istatistikçisine kadar. Bizzat yaşadığım ve birinci ağızlardan duyduğum öyle amatörce şeyler var ki buraya yazsam herkes Türk Telekom'un içler acısı halini çok iyi anlar. Şimdilik susmayı ve gelişmeleri izlemeyi tercih ediyorum. Dün de maç rahat kazanıldı ama iş işten geçtikten sonra bu galibiyetlerin hiç anlamı yok. Nymburk'un çeyrek final oynadığı Eurocup'ta Türk Telekom eleniyorsa yönetimin şapkasını önüne koyması gerekiyor. Pardon şapkalar tribünlere dağıtılmıştı unutmuşum, ya da tribünler zorla mı almıştı? Neyse önemli değil, taraftarı lig maçında salona bekliyoruz, ancak onların desteğiyle kazanabiliriz değil mi Merih Çakıroğlu? Detaylar burada.

CEZ NYMBURK (84): Petr Benda 12 (7 ribaund), Ladislav Sokolovky 9 (3 ribaund), Pavel Pumprla 8, Radek Necas 6 (2 ribaund, 5 asist), Arthur Lee 22 (3 ribaund, 5 asist), Pavel Slezak (1 ribaund), Ronald Lewis 17 (4 ribaund, 4 asist), Phil Ricci 5 (1 ribaund, 1 asist), Mike Lenzly 5 (3 ribaund, 1 asist)

TÜRK TELEKOM (94):Kris Lang 9 (3 ribaund), Lamayne Wilson 13 (6 ribaund, 4 asist), Bekir Yarangüme 22 (3 ribaund), Tutku Açık 5 (2 ribaund, 4 asist), Mutlu Akpınar, Soner Şentürk 11 (1 ribaund, 4 asist), Erwin Dudley 16 (4 ribaund, 3 asist), Ümit Sonkol 4 (2 ribaund), Demond Mallet 14 (1 ribaund, 2 asist)

Eurolig Top 16 6. Hafta Programı (10-11 Mart)

0 yorum

10 Mart Çarşamba
19:15 CSKA Moskova - Zalgiris

11 Mart Perşembe
19:00 Panathinaikos - Maroussi BC
20:15 Asseco Prokom - Unicaja Malaga
20:15 Caja Laboral - Cibona
20:15 BC Khimki - Olympiakos (Spormax)
21:45 Regal FC Barcelona - Partizan (Spormax)
21:45 Montepaschi Siena - Efes Pilsen (Sky Türk)
21:45 Real Madrid - Maccabi Electra

08 Mart 2010 Pazartesi

Basketbol Aforizmaları #8 Nur Germen

2 yorum

"Bu maçın tamamı beşe beş oynansın %98 kazanırız."

Üstad Efes Pilsen'in Maccabi Tel Aviv'e karşı sete set oynayarak, rakibin fast breaklerini durdurarak maçı kazanabileceğini John Nash'i kıskandıracak bir hesapla anlatmaya çalışırken..

07 Mart 2010 Pazar

Maceo Baston'a Türkiye'den Kanca

2 yorum

Geçtiğimiz hafta Ukrayna'nın Budivelnik takımıyla anlaşan Maceo Baston'ın basına tanıtım toplantısında gazetecinin "uzun zamandır anlaşma için görüşüyormuydunuz" sorusuna verdiği cevapta dikkat çekici bir bölüm var; "Rusya'dan ve Türkiye'den de teklifler olmasına rağmen.." Açıkçası hangi takım olduğunu merak ettim, bilen varsa bizi de aydınlatsın. Basın toplantısının tamamı burada. Resimler haricinde pek de ilgi çekici bir bölüm yok.

D'or Fischer'ın Maç Öncesi Şovu

0 yorum

Video problemini nihayet çözdüm, ilk çalışma Maccabi Tel Aviv - Siena maçından D'or Fischer ve takım arkadaşlarıyla şovu. Lebron'un koreografisi daha psikopatça birşeydi ama Fischer'ınki de hayli eğlenceli olmuş.


Link

Sergio Llull'a Sorun (Euroleague)

0 yorum

Eurolig resmi sitesinde Fanmail'in bu haftaki konuğu Sergio Llull olacak. Sakatlığını atlattıktan sonra Real Madrid'i ayağa kaldıran Llull, önce Siena'nın ipini çekip, bu hafta da kritik son saniye tercihindeki (benchin tercihi diyelim) becerisiyle Efes Pilsen'i kupanın dışına itti. Soruları olan varsa fanmail2@euroleague.net adresine yollayıp, röportajın gerçekleşmesini bekleyebilir. Eurolig'in tercihi bu tip durumlarda oyuncunun oynadığı takımın şehri ve oyuncunun vatandaşları oluyor ama ilgi çekici bir sorunuz olursa sorulabilir tabi.

Eurolig Top 16 5. Haftanın En İyi 10 Hareketi

0 yorum

05 Mart 2010 Cuma

Partizan: 66 - Panathinaikos: 82 (Yaralı Yunan Gördün mü Dikkatli Olacaksın)

2 yorum

Şu maçı görünce insanın kendini duvardan duvara vurası, daha önce nerdeydin be Pao diyesi geliyor. Bu sonucu beklediğimi dün Barcelona maç özetinde yazmıştım ama sonuçta değişen birşey olmadı. Üstelik Pekovic'siz kazandılar. Panathinaikos kritiğimde yoncaların artık yeni hücum varyasyonları denemeleri gerektiğini, Spanoulis-Pekovic oyunlarının rakipler tarafından adeta ezberlendiği yazmıştım. Önce Olympiakos maçında bu değişim yaşandı, ardından da dün Partizan maçında. Olympiakos maçının yıldızı Nicholas dün de eşeğin kulağına suyu kaçırıp 6/6 üçlükle oynadı. Sahneye çıkan bir diğer isim de yine son dönemin formsuz oyuncularından Perperoglou oldu. Partizan ezici ribaund üstünlüğüne rağmen (43-29) McCalebb harici iyi maç çıkaran olmayınca alıştığı Pionir zaferleri yerini hüzne bıraktı. Dün işi bitirebilirlerdi, ipler ellerindeydi ama artık rakibe verdiler. Palau Blaugrana'da Barcelona'yı yenebilirlerse önlerinde eğilirim ama o maç liderlik maçı haline geldiğinden ve ilk maçta yaşananlar unutulmadığından, Barcelona Partizan'ın üzerinden geçmek için her şeyi deneyecektir. Haftaya ortalık yangın yeri olacak. Ben de salı akşamına kadar seyahat nedeniyle bir süre normal hızında blogu güncelleyemeyebilirim. Haftaya kıyamet koparken görüşürüz. Detaylı istatistikler burada.

Efes Pilsen: 75 - Real Madrid: 77 (Türk Misafirperverliği Yine Devrede)

3 yorum

Memlekete yolculuk nedeniyle maçın ancak son bölümünü izleyebildim. Arka arkaya dipten yenen iki üçlükle ve Nachbar'ın son saniyede bomboş Smith'i göremeyişiyle midemiz ekşidi, akşam kötü bitti. Herkesin evinde kral olduğu grupta ilk ikramı yapan safdışı kalacaktı, o ikramı Efes Pilsen yaptı. İsrail'den gelen haberle de Avrupa defterini kapattı. Maçı izleyemediğim için kilit noktalar hakkında birşey diyemiyorum ama Prigioni'nin 10 asisti ve Garbajosa'nın double double'ı dikkat çekici. Son dönemin en durgun ismi Garbajosa'yı canlandırmakla kalmamış, şahlandırmışız. 18-7 top kayıplarında avatajlı olmamıza rağmen maç boyu yapılan sadece 6 asist herşeyin özeti gibi duruyor. Artık serüven bittiğine göre Efes Pilsen kulübünün de, Ergin Ataman'ın da, oyuncuların da özeleştiri zamanı geldi. Bu kadroyla böylesi dengeli bir grupta, üstelik karşıdan da Maroussi ve Partizan gelebilecekken lider çıkamamak gerçekten büyük kayıp. Real Madrid de ne yaptı, ne etti, bütün dalgalanmalara rağmen çeyrek finale çıkmayı başardı. Detaylı istatistikler burada.

EFES PİLSEN (75): Mario Kasun 13 (11 ribaund-1 asist), Charles Smith 13 (1 ribaund-1 asist), Igor Rakocevic 4 (1 ribaund-1 asist), Preston Shumpert (1 ribaund), Kerem Tunçeri 7, Bootsy Thornton 6 (2 ribaund-2 asist), Kaya Peker 7 (1 ribaund), Bostjan Nachbar 12 (3 ribanud-1 asist), Bojan Popovic 2, Ermal Kurtoğlu 2 (1 ribaund), Daniel Santiago 9 (3 ribaund), Ender Aslan

REAL MADRİD (77): Ante Tomic 6 (1 ribaund), Pablo Prigioni 3 (1 ribaund- 10 asist), Travis Hansen (2 ribaund), Darjus Lavrinovic 11 (3 ribaund), Marko Jaric 10 (5 ribaund-3 asist), Felipe Reyes 12 (5 ribaund-1 asist), Rimantas Kaukenas, Jorge Garbajosa 16 (11 ribaund-1 asist), Luis Bullock 7 (1 ribaund), Sergio Llull 12 (1 ribaund-2 asist)

04 Mart 2010 Perşembe

Maccabi Tel Aviv: 97 - Siena: 82 (Üç Dakikada Çeyrek Final Geldi)

0 yorum

Maç daha bitmeden oturup son hafta hesaplamaları yapanlara Maccabi Tel Aviv üç dakikada cevabı verdi ve tartışmalara son noktayı koydu. Son üç dakikaya girilirken 79-78'lik Maccabi üstünlüğü vardı ama üç dakikaya sığdırılan 18-4 lük seri Maccabi'yi Siena karşısında ikili averajda üstün konuma getirdi ve İstanbul'dan gelen Real Madrid galibiyetiyle de çeyrek final garantilendi. Sadece o seri değil son periyodun skoru aynı zamanda 43-25 ki bir çeyrekte bu skor Eurolig rekoru olabilir. %90 civarı atılan serbest atışlar da son anlarda farkın açılmasını sağladı. Haftaya İspanya'da büyük final var. Kazanan grup lideri, kaybeden grup ikincisi olacak. Veya başka bir deyişle çeyrek finalde Barcelona ile karşılaşmamak için büyük final oynanacak. Detaylı istatistikler burada.

Related Posts with Thumbnails

Sitemdeki bütün yazılar tarafımdan hazırlanmaktadır.Kaynak göstermeden çalan çırpan Schortsanitis'in altında kalsın...

Heiko Schaffartzik'e Sorun

 
Maliano & Avrupa Basketbolu - Kaynak göstermeden çalan çırpan Schortsanitis'in altında kalsın...