Sitedeki bütün yazılar tarafımızdan hazırlanmaktadır. Kaynak göstermeden çalan çırpan Schortsanitis'in altında kalsın.

Yunanistan Ligi (HEBA) etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yunanistan Ligi (HEBA) etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Kasım 2011 Pazar

Yunanistan'da İlk Derbi Panathinaikos'un

0 yorum

Yunanistan'da sezonun ilk büyük derbisini sahasında Olympiakos'u 74-70 mağlup eden Panathinaikos kazandı. Maçı izleme şansım olmadı ama rakamlarda bir nokta dikkati çekiyor. Olympiakos üçlük atışlarda 3/21, Panathinaikos 5/10 ile oynadı ve buna rağmen ne ikilik atışlarda, ne de diğer hiçbir istatistikte iki takım arasında çok ciddi bir fark yok. Bu açıdan maçı, derbi olmasının haricinde çok merak ettiğimi ekleyeyim. Ribaundlarda, asistlerde ve top çalma rakamlarında rakibinin gerisinde olan, berbat dış şut atan Olympiakos'un böyle kafa kafaya bir skoru nasıl elde ettiği bende merak uyandırdı. Bireysel istatistiklerde büyük şef Diamantidis yine öne çıkıyor. 15 sayı, 8 asist ve 3 top çalma alışık olduğumuz rakamlar ama 7 top kaybı "Diamantidis'liler Dayanışma Derneği" üyeleri olarak bizleri üzdü, bunu da eklemek lazım. Vougioukas'ın yaptırdığı 10 faul da dikkat çekici. Olympiakos cephesinde de yalnız kral Spanoulis'e bu maç Printezis yaverlik yapmışa benziyor. 19 dakikada 18 sayı önemli bir katkı. Bu maç tabi ki izlenecek; Panathinaikos'a saygı penceresinden, Olympiakos'a rakip penceresinden, derbiye de basketbolsever gözüyle ayrı bir bakılacak. İlk yumruğu indiren Obradovic üstada da alkış tutulacak.

1 Temmuz 2011 Cuma

Yunanistan'da Kriz Devam Ediyor

0 yorum


Ekonomik krizin etkisiyle iç savaşın eşiğine gelen Yunanistan'da basketbolun durumu da ülke ekonomisinden hallice değil. Angelopoulos kardeşlerin Olympiakos'u bırakması, Panathinaikos'un satışa çıkarılması, doping skandalı derken iyiden iyiye karışan Yunan basketbolu 2000'lerin başından bu yana süregelen yükselişinin ardından sıkıntılı bir "Fetret Devri" yaşayabilir. Her yaz sansasyonel transfer haberlerini duymaya alışık olduğumuz Yunanistan'ın iki büyük takımı, bugünlerde oyuncularını kaybetmemeye uğraşıyor. Büyük paralar karşılığı kadroya katılan Avrupa'nın önemli yıldızları bu tip durumlarda doğal olarak gemiyi de ilk terk edenler olunca, para üzerine kurulmuş sistemlerin çökmesi de zor olmuyor.

Düşman kardeşlerden Olympiakos, krizin etkilerini daha ağır biçimde hisseden taraf. Angelopoulos biraderlerin yönetimi bırakmasının sonuçları kendisini göstermeye anında başladı. Takımdan ayrılması neredeyse kesinleşen Papaloukas'a, bugün itibariyle doping skandalı sonrası serbest bırakılan Bourousis ve Galatasaray'la anlaşan Jamon Gordon eklendi. Spanoulis ve Keselj hakkında dolaşan Efes dedikoduları ile Nesterovic'in sözleşmesinin yenilenmeyeceği haberi ise Pire'de bir diğer gündem maddesi. Avrupa'nın en fazla kazanan oyuncularından olan Spanoulis'in Olympiakos'la anlaşarak serbest kalması halinde maaş taleplerini karşılayacak bir takım bulması ihtimali uzak değil. Keza potansiyelini milli takımda defalarca gösteren Keselj için de aynısı geçerli. Kadrodaki bir başka yıldız Teodosic'i kadroya katmak olanaklarını sonuna kadar zorlayan takım ise Barcelona. Rubio'nun NBA'e gitmesinden sonra 1 numara arayışına giren Katalanlar ve CSKA Sırp oyun kurucuyu ısrarla istiyor. Takımda kalacak ve ayrılacakların durumuna göre koç Dusan Ivkovic'in görevi bırakması da gündemde. Olası vedalar birkaç yıldır sezona Final Four adayı olarak giren Olympiakos'un o seviyeleri zorlayamaması anlamına gelebilir.

Panathinaikos cephesinde ise durum ezeli rakipleri kadar iç karartıcı olmasa da yine parlak değil. Takımı daha önce satışa çıkartan sahibi Giannakopoulos, son yapılan görüşmelerin ardından bir alıcı çıkana kadar kulübün başında devam etme kararı aldı. Görüşmeden çıkan diğer ve belki de daha önemli kararsa Obradovic'in takımın başında 13. sezonuna girecek olması. %30'luk bir bütçe kesintisi de tasarruf amacıyla uygulanacak önlemlerden en önemlisi. Kesinti yapılacağı haberleriyle birlikte Drew Nicholas'ın adı şimdiden dedikodulara karıştı; ancak Nicholas Twitter adresinden Siena'yla anlaştığı haberlerini yalanlamakta gecikmedi. Sözleşmesi sona eren Antonis Fotsis'in ise Barcelona'nın kıskacında olduğu ve her an imza atabileceği (hatta attığı) söyleniyor. PAO veya oyuncular cephesinden henüz bir açıklama olmasa da, net bir şekilde yapılabilecek tek  tespit, ateş olmayan yerden duman çıkmayacağı. Kulübün içinde bulunduğu durum ortadayken her an her şey olabilir.

İki büyük arasında ufak bir kıyaslama yapmadan da geçmemeli. Panathinaikos, Olympiakos'a kıyasla gelecek sezona başı daha dik bir biçimde girebilme şansına sahip. Yeşiller ezeli rakiplerine oranla daha çok yerli oyuncular üzerine kurulu ve bayrak adama sahip olma lüksünü de fazlasıyla yaşıyorlar. Olympiakos'un kadrosundaki en önemli Yunan oyuncu gibi görünen Theo Papaloukas, krizde gemiyi ilk terk eden isim olurken; Panathinaikos'ta Diamantidis ve artık yerli statüsünde sayabileceğimiz Batiste'in kaptanlık görevlerini yerine getirip takımda kalmaları olası. Fotsis, Sato ya da Nicholas'ın kaybı takım düzenine sekte vurabilecek seviyede önem taşıma potansiyeline sahip olsa da, Obradovic-Diamantidis temelleri üzerine kurulu sistem hayatta kaldığı sürece, Panathinaikos Yunanistan'da ve Euroleague'de zirveye oynayacak bir takıma sahip olacaktır. Bu tezin aynısını Olympiakos cephesinde sunmak ise mümkün değil. Sürekli değişen dengelere sahip ve sisteme dayalı bir düzenden ziyade bireysel yeteneklerin anlık parlamalarına dayalı bir takım olan Olympiakos, yıldızlarının teker teker ayrılmasıyla önlenemez bir çöküş yaşayabilir. Kendi dönemlerinde kadroyla yapboz gibi oynayıp Ivkovic'i de rahat bırakmayan Angelopoulos biraderler, aradıkları başarının gelmemesinin de etkisiyle geri çekilmekte bir an olsun tereddüt etmediler. O günlerde yenen hurmalar, Angelopoulosların artık umrunda olmasa da gelecek sezon Olympiakos'u epey bir tırmalayacak gibi görünüyor.

29 Haziran 2011 Çarşamba

Angelopoulos Kardeşler Olympiakos'u Bıraktı

0 yorum

Yunanistan'da ekonomik kriz, Panathinaikos'un satışına karar verilmesi, doping ve şike skandalları gündemi meşgul ederken bir büyük bomba da Olympiakos cephesinde patladı. Olympiakos'un sahibi Angelopoulos kardeşler yayınladıkları duyuruyla Olympiakos basketbol kulübünden ve Yunan basketbolundan çekildiklerini açıkladılar. Birçok ünlü isimden ve kulüpten geri dön çağrısı yapılıyor ancak körü körüne onları istemek yerine oturup bir de muhasebe yapmak gerekiyor. Akıl almaz kişisel servetleriyle Olympiakos'u Avrupa'nın en önemli basketbol kulüplerinden biri haline getiren kardeşler, aslında geriye dönüp bakıldığında aynı zamanda büyük bir başarısızlık sembolü haline geldiler. Yunan basını kardeşlerin muhasebesini tutmuşlar. 7 yılda 4 koç, 65 oyuncu ve harcanan 135 milyon euro. Karşılığında alınan sadece 2 Yunanistan kupası. Karşı cephede Panathinaikos 7 yılda 7 şampiyonluk, 5 Yunanistan kupası ve 3 THY Euroleague şampiyonluğu kazanmışken tablo çok fena derecede karanlık. Olympiakos'u Avrupa'nın en çok konuşulan takımlarından biri haline getiren Angelopoulos'lar o ihtişamın gölgesinden görünmeyen iki başarısızlık heykeli aslında. Ivkovic'i takımın başına getirmek, Spanoulis gibi bir ismi Panathinaikos'un elinde söküp almak vb iyi hamleler de yaptılar ama bazen bir bütün olarak iyiyi başarmak gerekiyor. Hakem kararlarının ve "uydurma" bir sistemin arkasına sığınarak kaçmak onlara pek yakışmadı. Veda mektupları aşağıda;

In 2004 we decided to financially support Olympiakos without any return or guarantees. In the summer of 2006 we took over the management and in July 2009 we acquired the shares of Olympiakos BC.

During these years many things have happened that we are proud of:

- Olympiakos regained its credibility in the basketball world, nationally and internationally.
- We invested in top notch players and first rank coaches; thus, after many years, the team became highly competitive and is generally accepted as ranking amongst the best European clubs.
- The team participated, after many years, in two consecutive Euroleague Final Four and, after 13 years, in the final of the 2010 competition. It scored a record number of wins in the Greek league twice (2009 and 2011) - it actually came through undefeated in this year's regular season - and won two Greek cups.
- Olympiakos BC paid to the State for taxes alone a total amount of approximately 50 million USD; we wonder if there is any other team which has paid to the IRS any such amount of money in the last 20 years...

All these years we chose and consistently followed a specific path, very different from the one of our opponents.

- It is our conscious decision not to be involved in any way whatsoever in behind-the-door mechanisms controlling and influencing circumstances, teams and championships. We did not want to do it and did not do it. As far as we are concerned, any success which is the result of manipulations and referee favoritism is not a real success. End of story.
- It is our conscious decision to communicate with basketball authorities (State, Hellenic Basketball Federation/EOK, Central Refereeing Committee/KED, Hellenic Basketball League/ESAKE) directly, openly under our name and through official channels only.
- It is our conscious decision to reject the model of creating, financing and supporting team-associated press or influencing any media; instead our interaction with journalists has remained at a strictly professional level without commitments and dependencies.
- It is our conscious decision our relations with the fans of Olympiakos to remain healthy and in a context of mutual respect.
- It is our conscious decision to do everything in our powers in an effort to contribute in the quashing of violence, wherever its origin. This year, we, with the support of our fans, succeeded.

Once again this year the decisions of the referees and the usual manipulations determined the champion. One does not even know where to start or end when it comes to the Greek refereeing establishment... Not only those who have repeatedly and flagrantly wronged Olympiakos have never been punished, but are on the contrary rewarded and provocatively promoted. It is no wonder that they have become audacious to such incredible levels as the world record of 18 versus 2 free throws during the second period of the second final at a point when Olympiakos had a 10-point lead!


The last game of this year's finals has taken place under conditions which should not have even allowed it to start in the first place: inadequate security measures, thousands of fans entered illegally without ticket, security zones violated, masked persons and “henchmen” present behind the team benches and the officials’ desk in full TV-broadcasted view under the tolerance of the police, and as a highlight the unmanly and unprecedented criminal attack against the players and coaches of our team.


We are not going to shift our responsibilities to anybody. We have never done so and are not going to do so now. During our trail we have of course made mistakes. We have been criticized many times. Criticism made in good faith, even harsh, has never disturbed us. With regard to unethical attacks, the only way available is to resort to justice.


This is our philosophy, what dictates our actions. We are proud that throughout the years that Olympiakos was under our leadership we have never forfeited our values.


During our trail we have demanded the self-evident, namely legality, equal treatment and transparency. We intervened and protested in public and made specific proposals.


During all these years we are fighting off a “system” that reacts tenaciously and undermines persistently our efforts to achieve what our team and fans deserve.


Taking into account all the above and having exhausted all options which are consistent with morality, legal order and common sense, feeling disgusted, we step out, pain heartedly, from our team, Olympiakos, and the Greek basketball.


We would like to thank all those that during all these years believed in us, supported us and fought with us.

24 Haziran 2011 Cuma

Bourousis'in Dopingi Telefon Kayıtlarında

0 yorum

Yunanistan'da ortaya çıkan son yılların en büyük şike skandalında telefon takibine yakalanan milli bir basketbolcunun doping ve şike yaptığı iddia ediliyordu. Bu isim dün ortaya çıktı. Geçtiğimiz günlerde milli takımı "mücadelelerine ve emeklerine saygı gösterilmediği" için bıraktığını açıklayan Olympiakos'un milli pivotu Ioannis Bourousis'in, sevgilisi Christina Psomiades'in babası ve aynı zamanda Kavala futbol takımının çoğunluk hissesinin sahibi Makis Psomiades'le yaptığı skandal görüşmeler telefon takibine takıldı ve deyim yerindeyse yer yerinden oynadı. Sene içinde doping kullandığı ve lig finalleri için de Makis Psomiades'ten doping istediği telefon kayıtlarında yer alan Bourousis, kulübün sahipleri Angelopoulos kardeşler için de ağır sözler söylüyor. Zaten takımdan ayrılacaktı ve kulüp 200.000 euro fesih parasını vererek oyuncuyla yollarını ayıracaktı ama ortaya çıkan konuşmalardan sonra Angelopoulos kardeşler tek kuruş bile vermeden onu kovmak için gerekli tüm girişimleri yapıyorlar. Olympiakos tribünlerinin de uzun zamandır bağrına bastığı Bourousis'in artık Pire'nin suyundan içmesi bile mümkün değil. Umarım binbir türlü psikolojik sorunla boğuşan Yunan halkı daha farklı tepkiler gösterip farklı cezalar uygulamaya kalkmaz. Olympiakos'u ezeli rakiplerine, kendisini de tüm dünyaya rezil etti Bouroussis. Bu kayıtlar gerçekse ki heryere düştüğüne göre mutlaka gerçektir, Bourousis'i zor bir dönem bekliyor. 

Bourosis'in  Makis Psomiades'le yaptığı telefon görüşmesi :

Bourousis : Günaydın Bay Makis. Nasılsınız?
Makis : Günaydın. Tebrikler evlat.
Bourousis : Teşekkür ederim.
Makis :  Bizimkiler de aynı sıkıntıyı yaşıyorlar, uyuyamıyorlar.
Bourousis :  Evet Bay Makis ben de iyi uyku uyuyamıyorum.
Makis : Evet bizim çocuklar da aynı. (Kavala oyuncularından bahsediyor) Onlar da uyuyamıyorlar.
Bourousis :  Bu kadar etkili mi Bay Makis?
Makis : Evet ve oynadıkça daha etkili oluyor. Geçen akşam Mantzourakis ve genel menajerle beraber Sofitel Otel'de maçı izliyorduk ve her ikisi de bana ne dediler biliyor musun? "Sadece Bourousis yüreğiyle oynuyor ve herkesi yoketmeye hazır." Ve hiçbirşeyden haberleri olmadan (Gülüşmeler)
Bourousis : Hiçbir fikirleri bile yok. (Gülüşmeler)
Makis : Hem Olympiakos, hem de Panathinaikos oyuncuları senden bir seviye aşağıda oynuyorlar. En az iki kat daha sert oynuyordun. Son iki dakika sen smaç yaptıktan sonra Angelopoulos kardeşler sevinçten havaya zıplıyorlardı. Kamera yakın çekim yapıyordu onlara.
Bourousis :  Evet o aptallar maçtan sonra sahaya yanıma geldiler ve benle konuşmaya çalıştılar. Ama dilsizi oynadım ve onlardan uzaklaştım. Ama Bay Makis bilmelisiniz ki ilaç bitti.
Makis : Merak etme evlat. Senin için daha fazla alacağım. Ne zaman ihtiyacın olacak?
Bourousis :  Finaller için lazım.
Makis : Ne zaman istiyorsun?
Bourousis :  Mayısın ortasına doğru. 
Makis : Sen deli misin? O zamana kadar tabi ki senin için bulacağım. 
Bourousis : Tamam Bay Makis. Biraraya gelebilir miyiz yoksa Kavala'ya mı gidiyorsunuz?
....

Konuşma kısa bir süre daha devam ediyor. İçeriği inanılır gibi değil. Sonuçları ne olacak zaman gösterecek. Makis Psomiades'in de resmi aşağıda. Doping, şike vs yapmasına gerek yok, sokakta görsen direk içeri alabileceğin bir tipe benziyor. 


(Resimler ve telefon kayıtları için kaynak : Talkbasket)

22 Haziran 2011 Çarşamba

Teodosic'e Yunan İşkencesi

0 yorum


Yunan basınının diline düşenin vay haline. Çok seviyorlar bu işleri.

21 Haziran 2011 Salı

Sahibinden Satılık Panathinaikos

0 yorum

Henüz kaleme alamamış olsak da rüya gibi, Eurolig ve Yunanistan şampiyonluğu ile biten efsane bir sezon. Panathinaikos, Dimitris Diamantidis ve Zeljko Obradovic'in bu sezon yaptıkları eminim hem belgesel, hem de tarihe bir not olacak ama esas olay Giannakopoulos kardeşlerin kararı. Yunanistan'da ilaç sektörünün baronlarından Thanassis ve Pavlos Giannakopoulos kardeşler kulübü satmaya karar verdiler ve alıcı arıyorlar. Haftaiçi birkaç forumda Dallas Mavericks'in sahibi Mark Cuban'ın adı geçse de sonradan bunun asılsız olduğu ortaya çıktı. Şimdi bir başka Yunan zengini ile temaslar sürüyor. Gerek Yunanistan'ın ekonomik durumu, gerek global riskler, gerekse kulübün karlı bir yatırım olmaması kardeşlerin işini zorlaştırıyor ama bu işten çekilmeye kararlılar. Sahibinden satılık Avrupa şampiyonu. İlgilenenlere duyurulur.

13 Haziran 2011 Pazartesi

Gate 7'den Angelopoulos'lara Tam Destek

0 yorum

Şampiyonluğu sezon içinde ve kupada hiç yenilmediği Panathinaikos'a kaptıran, üstüne bir de dayak yiyen Olympiakos'ta en ateşli taraftar grubu Gate 7, Angelopoulos'lara desteklerinin tam olduğunu açıkladı. Her mağlubiyette suçu hakeme bulan Ivkovic'in rüzgarına kendini kaptıran amigolar hakemlerle ilgili bir bildiri yayınlayıp takım sahiplerine sahip çıktılar. Yıllardır harcanan 200 milyon doların üzerinde para ve elde olan sadece Yunanistan kupası. Normalde böylesine lider taraftar grupları anında başkanların istifasını ister ama Gate 7 vefalı(!) desteğini sürdürmüş. Haberi duyar duymaz inanılmaz gözlerim yaşardı. Bu devirde böylesine vefalı(!) taraftar grubu az bulunur. Desteklerini çekerlerse o kadar taşkınlığa kim izin verecek, kim maddi destek sağlayacak sonra. Kime gösterecekler vefalarını...

12 Haziran 2011 Pazar

Gagaloudis Mersin'in Hedefinde (mi ?)

1 yorum

Geçtiğimiz sene Grundy ve Kommatos'u sezon ortasında Yunanistan'dan alan ve özellikle Grundy'nin performansıyla ligde kalmayı başaran Mersin BŞB için Yunan basınının yazdığı yeni isim Giannis Gagaloudis. Maroussi'de sezonu tamamlayan 33 yaşındaki oyun kurucunun Mersin'in transfer listesinde olduğu söyleniyor. Normalde pek TBL yazmam ama sözkonusu memleketimiz olunca durum biraz hassas oluyor. Ufak bir araştırmayla kendisinin gerçek bir psikopat olduğu ve Panathinaikos'un meşhur Gate 13 tribününden olduğunu öğrendim. Daha da önemlisi Mersin BŞB staffı bu ismi ilk kez duyuyor. Yani ya kulüpte transfer işlerini birileri gizlice yürütüyor ya da artık Yunanistan'da pazarlık ve fiyat arttırma aracı Mersin BŞB olmuş. Ne desem bilemedim. Hakan Köseoğlu'nun durumunun henüz net olmadığı ve gündemde TBL'de yer alan bir guard olduğu günlerde Gagaloudis de iki gün sonra imzalarsa şaşırmam, burası Mersin. Hayırlısı olsun.

11 Haziran 2011 Cumartesi

Velickovic Panathinaikos Yolunda

0 yorum

Bu yaz sezonu beklenilenden hızlı başladı. Seneye Avrupa'da yerini sağlamlaştırmak isteyen takımlar daha yerel ligler bitmeden temaslara başladı, hatta bazı imzalar bile atıldı. Pazarın küllenmiş yıldızlarından biri de Novica Velickovic. Partizan'ın etinden, sütünden ve bonservisinden faydalanıp, yeni takımında sahne alamayan bir diğer Sırp yıldız. Yabancı basından çıkan haberlere göre bir diğer benzer oyuncu olan Milenko Tepic'in yanına gidiyor. Gerçi Tepic'in de Partizan'a döneceği yönünde söylentiler var ama şimdilik Beobasket ajansı bunları yalanladı. Sırplar Velickovic'in Panathinaikos'a çok yakın olduğunu ve temellerin Final Four sırasında atıldığını söylüyor. Olympiakos'ta onu direk kazanabilecek Ivkovic faktörü olsa da Ivkovic'in henüz kendi kaderi bile net olmadığından bir diğer hakkaniyetli ve sinekten yağ çıkaran üstad Obradovic Novica'yı kapmak üzere. Velickovic'in Real Madrid ile 1 yıllık opsiyon durumu olsa da bu karar tamamen yeni gelecek koçun iki dudağı arasında. En büyük aday Repesa bu hafta Marca'daki röportajında genç yıldızları sayarken Velickovic o isimler arasında yoktu. Anlaşılan o ki Velickovic kariyerinde yeni bir sayfa açacak. Gönüller istese de yolunun Türkiye'ye düşeceğini sanmıyorum.

Panathinaikos'a 4 Maç Ceza

1 yorum

Şampiyonluk maçında hatırlanacağı üzere son saniyelerde Spanoulis'in uzak mesafeli üçlüğünü girmeyecek sanarak sahaya giren Panathinaikos seyircileri basketten sonra kalan kısa sürenin oynanmasını geciktirmiş ve maçın son düdüğüyle beraber tekrar sahaya dalarak Bourousis başta olmak üzere Ivkovic ve yardımcı koça fiili saldırıda bulunmuşlardı. Buna sahaya atılan kesici ve patlayıcı maddeler de eklenince yoncaların alacağı ceza merakla bekleniyordu. 4 maç seyircisiz ve 40.000 euro para cezası verildi Panathinaikos'a. Geçen sene Olympiakos'a çıkan olaylar yüzünden 9 maç ceza verilmişti. Bu karardan sonra Olympiakos cephesinin ortalığı ateşe vereceğini kestirmek zor değil.

10 Haziran 2011 Cuma

Fenerbahçe Ülker Bourousis'i İstiyor

1 yorum

Başlığı hiç değiştirme ihtiyacı duymadım. Yunanlar Fenerbahçe'nin Bourousis'i istediğini bu satırla manşete taşıdılar. Bourousis 2009 yılında Olympiakos'la yıllık 1.6 milyon euroya sözleşme yeniledi ve kontratı 2012'de sona eriyor. Serbest kalması için ise 1 milyon euroya yakın tazminat maddesi var. Üstelik bu rakam Yunan pivota sadece NBA kapısı aralıyor. Yalnız durum para olayından biraz farklı. Birincisi Olympiakos bütçe kesintisine gidiyor ve bu süreçte bazı yüksek kontratlı oyunculara kapı gösterilebilir. İkincisi de sene içinde Bourousis'in Ivkovic'le yaşadığı sıkıntı ve 1 ay boyunca en kritik yerde kadro dışı kalması. Henüz Ivkovic'in Olympiakos'la devam edip etmeyeceği belli değil ancak ederse Bourousis'i düşünmeyebileceğini varsayabiliriz. Bourousis Avrupa'da büyük hedefler peşinde koşan her takım için muazzam bir transfer olur. Redplanet Olympiakos'un kalbidir, onların yazdığı her söylentiyi doğru olarak kabul edebiliriz. Ama Bourousis'in daha önceki kontrat pazarlığı da akıllardan çıkmıyor.

Resmin kaynağı  İn The Game Basket sitesidir.

9 Haziran 2011 Perşembe

Manşetlerle Panathinaikos'un Şampiyonluğu Bölüm 2

0 yorum







7 Haziran 2011 Salı

Fotsis'e Türk Kulüplerinden Yakın Takip

2 yorum

Hem THY Euroleague Final Four'unda hem de Yunanistan finalinde kritik roller oynayarak iki kupada büyük emeği olan Antonis Fotsis'in sözleşmesi bu yaz sona eriyor. Islak imzasını görene kadar da muhtemelen birçok transfer senaryosunun başrolünde oynayacak. Final sonrası Yunan basınına "Panathinaikos benim evim, burada kalmak istiyorum ." dedikten çok kısa bir süre sonra adı başka kulüplerle anılmaya başlandı. İşin ilginci adı geçen üç kulüp de bizden; Galatasaray Cafe Crown, Fenerbahçe Ülker ve Efes Pilsen. Üç büyük kulübümüzün de Fotsis'le ilgilendiği yazılan haberde annesinin İstanbul kökenli olduğu ve Türk pasaportu alabileceği gibi ütopik bir durumdan da bahsediliyor.

Biraz kurcalayınca Fotsis'in Panathinaikos'tan yıllık 1,5 milyon aldığı ve Rusya'dan döndüğünde Olympiakos 500 bin dolar daha fazla vermesine rağmen Panathinaikos'u tercih ettiği ortaya çıkıyor. 30 yaşındaki Fotsis form durumuyla kariyerinin son ve en kazançlı olabilecek 3 yıllık kontratını yapmaya çalışacaktır. Sözkonusu para savurarak 30 yaş üstü oyuncu almak olduğunda kulüplerimizden daha bitirici kulüp sayısı Avrupa'da azdır. Sonuçta Avrupa şampiyonu Panathinaikos'u normal bir kontratla terkedeceğini sanmıyorum. Eğer söylentilerde gerçeklik payı varsa (ki bir tanesi için olduğunu duydum) kulüplerimizin kesenin ağzını biraz açması gerekiyor.

6 Haziran 2011 Pazartesi

Bourousis-Taraftar Arbedesinin Görüntüleri

0 yorum

Dün bahsettiğim maç sonu arbedenin görüntüleri Yunan basınına düştü. Henüz çok fazla detay ve materyal yok ama tünele girene kadarki görüntüler zaten yeterli. Sahaya giren Panathinaikos taraftarlarından biri Borousis'e müdahale ediyor ve ipler kopuyor. Diamantidis her ne kadar milli takım arkadaşını korumaya çalışsa da kalabalıkta bunu başarmak mümkün değil. Kimsenin müdahalesi olmasa Bourousis zaten sakince çıkıyordu ama kalabalığın verdiği cesaretle biri ortalığı karıştırıp sonra ortadan kayboluyor. Müdahaleye maruz kalan sadece Bourousis de değil. Koç Ivkovic ve yardımcı koç Vangelis Angelou da saldırıya uğrayan isimlerden.

Yunanistan'da Şampiyon Panathinaikos !

2 yorum

2010 - 2011 sezonunun hikayesini Panathinaikos yazdı, imzasını da attı. Bazen başarıya ulaşmak için en iyi parçalarınızdan vazgeçmek zorunda kalırsınız ve bu hamle sizin bile hayal etmediğiniz başarıların önünü açar. Barcelona futbol takımının Ronaldinho ile ayrılığını buna örnek verebiliriz. Basketbol için çarpıcı örnek de Panathinaikos - Spanoulis ayrılığı diyebiliriz. Panathinaikos'u devirmenin yollarını düşünen Olympiakos'un sahibi Angelopoulos kardeşler rakibinin ciğerini söküp alırken aynı zamanda kendi takımlarına olağanüstü bir guard rotasyonu yarattılar. Ama yanlış parçayı söktüklerini Obradovic ve Diamantidis açıkça gösterdi. Seneyi namağlup bitiren, kupada da rakibini deviren Ivkovic ve öğrencileri final serisini 3-1 kaybettiler ve yine ikinci oldular. Panathinaikos bu sefer neredeyse bütün maçı Diamantidis'siz oynadı. Calathes'in yine yıldızlaştığı ama esas olarak Fotsis'in damga vurduğu maçın en trajik anı uzatma bölümünde Spanoulis'in elinden kaçırdığı top oldu. Maçın son bölümünde sürekli geriden gelen Panathinaikos uzatma bölümünde rüzgar gibi eserek şampiyonluğa ulaştı. Maç sonu OAKA alev alev yanarken taraftarların Bourousis'le tekme tokat kavgası kapanış sahnesi oldu. Panathinaikos'un rüya hikayesi daha sonra. Şimdilik renk veriyoruz: Yeşil !!!

1 Haziran 2011 Çarşamba

Teodosic'e İbretlik(!) Ceza

4 yorum

Birkaç post önce Teodosic'in Panathinaikos'lu seyircilere yaptığı su servisinin videosunu vermiştim. Üçüncü maç öncesi cezalar açıklandı. Panathinaikos kulübü 10.000 euro, Teodosic de 6600 euro para cezasına çarptırıldı. Sahaya yabancı madde atan seyircilere ülkemizde verilen cezayı, federasyonun bizde zaman zaman hafif de olsa verdiği cezaları görüp insanın TBF'yi öpüp başına koyası geliyor şu cezayı görünce. Direk insanlara fırlatılmış bir şişe, hem de çok uzaklardan değil 10-15 metre ilerden ve verilen 6600 euroluk ceza. Gerçekten ibretlik(!) bir ceza olmuş. Teodosic'in bu tavırlarına dur diyecek biri yok mu acaba?

30 Mayıs 2011 Pazartesi

Panathinaikos Kazandı Teodosic Kontrolü Kaybetti

0 yorum

Tüm ülkelerde yavaş yavaş sona geliniyor ve playoffta yarı finaller - finaller oynanıyor. Yoğun tempoda "Aaa Olympiakos - Panathinaikos serisi başlamış" demeye kalmadı, ikinci maç da bitti ve Panathinaikos seride 2-0 öne geçti. Şampiyonluğa bir adım uzaktalar artık. Sezon içinde hiç yenemedikleri Olympiakos'u önce SEF'te, ardından da OAKA'da mağlup ettiler. Olympiakos'un üstün götürdüğü, ama üçüncü son çeyrekte Panathinaikos'un bileti kestiği maçta en çok konuşulan Teodosic'in VIP seyircilere attığı şişe oldu. Görüntüler aşağıda. Olympiakos benchine ve oradan gelen şişeye dikkat edin. Teodosic için her zaman büyük oyuncu, zayıf kişilik diyoruz. Bir kez daha bu düşünceleri boşa çıkarmadı. Üçüncü maç 1 Haziran'da yine Olympiakos'un salonu SEF'te oynanacak. Geçen sene o salonda PAO şampiyonluk kutlamasın diye kıyamet kopmuştu. Yine şampiyonluk için gidiyor Panathinaikos. Allah masum basketbolseverleri korusun... İstatistikler burada.


20 Mayıs 2011 Cuma

Batiste'den Takım Arkadaşlarına Eleştiri

0 yorum


Kaybedilen Yunanistan kupası sonrası Mike Batiste takım arkadaşlarına pek ince olmayan bir serzenişte bulunuyor. Hayli kızgın olduğu açık. Birebir olmasa da konuşmanın çevirisi aşağıda. "Bu oyun 12 oyuncu için dizayn edilmiş. her zaman 2 veya 3 kişi için olmaz." cümlesi gayet açıklayıcı...

Gazeteci: Sanırım finali kaybettikten sonra ağzında acı bir tat kaldı?
Batiste: Öyle!! Her zaman başaramadığında acı bir tat bırakır.. Kupaya sahip olamadığında..
Gazeteci: Peki ne oldu bugün ?
Batiste: Hmm bilmiyorum, çocuklara çıtayı yükseltmemiz ve işlerimizi yapmamız lazım dedim. Biliyorsun, sadece bir kaç oyuncuna güvenemezsin. Bu oyun 12 oyuncu için dizayn edilmiş. Her zaman 2 veya 3 kişi ile olmaz. Kötü oynayıp 6 sayıyla kaybedersen bir yere kadar pozitiftir aslında. Herkes çıtayı biraz daha yükseltmeli, arttırmalı ve işini yapmalı ve bunu yapabiliyorsan eğer Haziranın sonu itibarı ile bir anlamı olur. Yapmamız gereken bir çok iş var ve göreceğiz.
Gazeteci: Avrupa şampiyonu için Yunanistan kupa finalini kaybetmek ne kadar tuhaf?
Batiste: Gerçekten çok tuhaf, çocukların kafalarının nerede olduklarını bilmiyorum fakat işte öyle yapacak bi şey yok.

16 Mayıs 2011 Pazartesi

Yunanistan Kupası Olympiakos'un

0 yorum

İki aylık ertelemeden sonra Yunanistan Kupası finali bugün büyük güvenlik önlemleri altında oynandı ve Ivkovic bu düellodan yine galip ayrılan taraf oldu. Obradovic'e karşı kupada durumu 3-0'a, Panathinaikos'a karşı 4-0'a getirdi. Bu sezon da üçüncü kez Panathinaikos'u mağlup etmeyi başardılar. 74-68 biten maçın en değerli oyuncusu 18 sayı 7 asistle Milos Teodosic oldu. Tabi bu performansı gösterirken Spanoulis'in maçta oynamadığını da eklemek gerekiyor. Nesterovic de bu karşılaşmada forma giymedi. Olympiakos medyası çoktan dalgasını geçmeye başladı. Ben de maçı izledikten sonra (bu sefer söz) detaylı bir şeyler karalama niyetindeyim. Maçın detaylı istatistikleri burada.




14 Mayıs 2011 Cumartesi

Alvertis'in Motivasyon Yöntemi

0 yorum

Yarın Yunanistan Kupası finali oynanırken tarih 15 Mayıs'ı gösterecek. Yani Panathinaikos'un Barcelona'da THY Euroleague şampiyonu olduğu günün üzerinden sadece ve sadece 7 gün geçmiş olacak. Euroleague kupası ile kıyaslandığında Yunanistan kupası ancak rakının yanındaki domates olabilir ama rakip Olympiakos ise o kupa beyaz peynirdir, kavundur, balıktır. Hal böyle olunca takım menajeri efsanevi Alvertis de 1 hafta önce aldıkları kupaya güvenmeyip soyunma odasına bir çalışma yapmış. Ligin sonuna doğru SEF'te Olympiakos Panathinaikos'u bu sezon ikinci kez mağlup ettikten sonra Olympiakos basınında çıkan tüm haberleri toplayıp panoya asmış. Altında da (yanılmıyorsam)  "3-0 yapmak istediklerini.. Daha sonra da yenilmeden duble yapacaklarını söylüyorlar" yazıyor. Ivkovic kupada Obradovic'e karşı 2-0, Panathinaikos'a karşı 3-0 önde. Yarın yine muazzam bir final ve medya savaşı olacak.

 
Maliano - Kaynak göstermeden çalan çırpan Schortsanitis'in altında kalsın...