Sezon başı Bo McCalebb'ten doğan boşluğu Lafayette ile doldurmaya çalışan ama düşük performansı sebebiyle 6. haftada yollarını ayırarak Jerrels ile anlaşan Partizan'ın anlaşılan o ki ABD'li oyuncuyu elinde tutması pek kolay olmayacak. Hem Eurolig'de, hem Adriyatik Ligi'nde, hem de Sırbistan playoffunda üst düzey performans gösteren Jerrels çok geçmeden devlerin yeni gözdesi oldu. Piyasanın en iyi takipçilerinden David Blatt ve Maccabi Tel Aviv şu an için Jerrels'ın en büyük taliplisi. Pargo ile sözleşme yenileyen Maccabi, Perkins'in Final Four öncesi yaşadığı sakatlığın getirdiği sıkıntıyı ve kaybedilen muhtemel şampiyonluğu unutmamış olacak ki o bölgeyi sağlama almak istiyor. Pargo, Perkins ve Jerrels'tan oluşan üçlü hem defansif, hem ofansif anlamda, hem de tempo anlamında çok ciddi bir rotasyonu oluşturabilir. Ayrıca Jerrels'ın dış atışlardaki başarısı da Barcelona'da Pargo'dan ağzı yanan Blatt'ın bu oyuncuya yönelmesinin en büyük nedenlerinden biri. Jerrels gelecek sezon da Eurolig'de mücadele edecek orası kesin. Yakınlara mı gelir, İsrail'e mi gider, Avrupa'ya mı yelken açar orası net değil işte.
Transfer Söylentileri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Transfer Söylentileri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
20 Haziran 2011 Pazartesi
12 Haziran 2011 Pazar
Gagaloudis Mersin'in Hedefinde (mi ?)
Asist :
maliano
1 yorum
Geçtiğimiz sene Grundy ve Kommatos'u sezon ortasında Yunanistan'dan alan ve özellikle Grundy'nin performansıyla ligde kalmayı başaran Mersin BŞB için Yunan basınının yazdığı yeni isim Giannis Gagaloudis. Maroussi'de sezonu tamamlayan 33 yaşındaki oyun kurucunun Mersin'in transfer listesinde olduğu söyleniyor. Normalde pek TBL yazmam ama sözkonusu memleketimiz olunca durum biraz hassas oluyor. Ufak bir araştırmayla kendisinin gerçek bir psikopat olduğu ve Panathinaikos'un meşhur Gate 13 tribününden olduğunu öğrendim. Daha da önemlisi Mersin BŞB staffı bu ismi ilk kez duyuyor. Yani ya kulüpte transfer işlerini birileri gizlice yürütüyor ya da artık Yunanistan'da pazarlık ve fiyat arttırma aracı Mersin BŞB olmuş. Ne desem bilemedim. Hakan Köseoğlu'nun durumunun henüz net olmadığı ve gündemde TBL'de yer alan bir guard olduğu günlerde Gagaloudis de iki gün sonra imzalarsa şaşırmam, burası Mersin. Hayırlısı olsun.
11 Haziran 2011 Cumartesi
Velickovic Panathinaikos Yolunda
Asist :
maliano
0
yorum
Bu yaz sezonu beklenilenden hızlı başladı. Seneye Avrupa'da yerini sağlamlaştırmak isteyen takımlar daha yerel ligler bitmeden temaslara başladı, hatta bazı imzalar bile atıldı. Pazarın küllenmiş yıldızlarından biri de Novica Velickovic. Partizan'ın etinden, sütünden ve bonservisinden faydalanıp, yeni takımında sahne alamayan bir diğer Sırp yıldız. Yabancı basından çıkan haberlere göre bir diğer benzer oyuncu olan Milenko Tepic'in yanına gidiyor. Gerçi Tepic'in de Partizan'a döneceği yönünde söylentiler var ama şimdilik Beobasket ajansı bunları yalanladı. Sırplar Velickovic'in Panathinaikos'a çok yakın olduğunu ve temellerin Final Four sırasında atıldığını söylüyor. Olympiakos'ta onu direk kazanabilecek Ivkovic faktörü olsa da Ivkovic'in henüz kendi kaderi bile net olmadığından bir diğer hakkaniyetli ve sinekten yağ çıkaran üstad Obradovic Novica'yı kapmak üzere. Velickovic'in Real Madrid ile 1 yıllık opsiyon durumu olsa da bu karar tamamen yeni gelecek koçun iki dudağı arasında. En büyük aday Repesa bu hafta Marca'daki röportajında genç yıldızları sayarken Velickovic o isimler arasında yoktu. Anlaşılan o ki Velickovic kariyerinde yeni bir sayfa açacak. Gönüller istese de yolunun Türkiye'ye düşeceğini sanmıyorum.
10 Haziran 2011 Cuma
Real Madrid'de Koç Muamması
Asist :
maliano
0
yorum
Önce Pepu Hernandez, sonra Pedro Martinez, Svetislav Pesic derken şimdi de Jasmin Repesa ve Pianigiani. Futbolun aksine Real Madrid, basketbolda her zaman rüyaları süsleyen kulüp olmaktan uzakta. Yönetimin baskısı, taraftarın açlığı ve sabırsızlığı üzerine son yıllarda Barcelona'nın rakipsizliği de eklenince Real Madrid'e gelecek koçun işi giderek zorlaşıyor. Bu ortamda önce Pepu Hernandez taraftar tarafından ıslıklandı, tepki gördü. Pedro Martinez kulübüyle kontrat yeniledi. Pesic'in adı bir yandan Caja Laboral'le geçiyor, hatta bunu Real Madrid'in çabuk karar vermesi için çıkarttığı söyleniyor. Yeni bombalar ise Repesa ve Pianigiani.
Konu Real Madrid olunca ilk açılacak gazeteler Marca ve AS. Seviyeyi zaman zaman çok aşağılara çekseler de kulüp içindeki kaynakları çok kuvvetli. Marca Jasmin Repesa ile röportaj bile yaptı. 2006 yılında Real Madrid'in teklifini reddeden Repesa Hırvatistan Milli Takımı'ndaki görevi için "Milyonların taleplerini geri çeviremezdim" demişti. Şimdi "O treni kaçırdığım için kendimi affetmiyorum, bir daha gelirse hiç tereddüt etmem Real Madrid'de çalışmak rüya gibidir ." diyor. Benetton'dan da bugün ayrıldığı açıklanan Repesa için birçok yer kesin olarak anlaşma imzaladığını yazdı. Bugün Real Madrid yönetimi toplandı ve basketbol konusunda alınacak kararlar hakkında görüştü. Net bir karar verilmedi ama masadaki dosyaların en üstünde Repesa var. Bütçe kesintisine gidecek Real Madrid'de hedefler ve planlar belirlendikten sonra yeni koç açıklanacak. En bomba isim ise Siena koçu Pianigiani. Marca'ya göre İtalyadan "2013'e kadar kontratım var. Beni isteyen başkan Minucci ile görüşmeli." mesajı göndermiş. Bir kaç gün içinde isim netleşecek. Perez ikna olacak ve Repesa imzalayacak diye düşünüyorum. Ama burası Real Madrid belli olmaz, 1 dakikada değişir herşey.
Fenerbahçe Ülker Bourousis'i İstiyor
Asist :
maliano
1 yorum
Başlığı hiç değiştirme ihtiyacı duymadım. Yunanlar Fenerbahçe'nin Bourousis'i istediğini bu satırla manşete taşıdılar. Bourousis 2009 yılında Olympiakos'la yıllık 1.6 milyon euroya sözleşme yeniledi ve kontratı 2012'de sona eriyor. Serbest kalması için ise 1 milyon euroya yakın tazminat maddesi var. Üstelik bu rakam Yunan pivota sadece NBA kapısı aralıyor. Yalnız durum para olayından biraz farklı. Birincisi Olympiakos bütçe kesintisine gidiyor ve bu süreçte bazı yüksek kontratlı oyunculara kapı gösterilebilir. İkincisi de sene içinde Bourousis'in Ivkovic'le yaşadığı sıkıntı ve 1 ay boyunca en kritik yerde kadro dışı kalması. Henüz Ivkovic'in Olympiakos'la devam edip etmeyeceği belli değil ancak ederse Bourousis'i düşünmeyebileceğini varsayabiliriz. Bourousis Avrupa'da büyük hedefler peşinde koşan her takım için muazzam bir transfer olur. Redplanet Olympiakos'un kalbidir, onların yazdığı her söylentiyi doğru olarak kabul edebiliriz. Ama Bourousis'in daha önceki kontrat pazarlığı da akıllardan çıkmıyor.
Resmin kaynağı İn The Game Basket sitesidir.
7 Haziran 2011 Salı
Fotsis'e Türk Kulüplerinden Yakın Takip
Asist :
maliano
2
yorum
Hem THY Euroleague Final Four'unda hem de Yunanistan finalinde kritik roller oynayarak iki kupada büyük emeği olan Antonis Fotsis'in sözleşmesi bu yaz sona eriyor. Islak imzasını görene kadar da muhtemelen birçok transfer senaryosunun başrolünde oynayacak. Final sonrası Yunan basınına "Panathinaikos benim evim, burada kalmak istiyorum ." dedikten çok kısa bir süre sonra adı başka kulüplerle anılmaya başlandı. İşin ilginci adı geçen üç kulüp de bizden; Galatasaray Cafe Crown, Fenerbahçe Ülker ve Efes Pilsen. Üç büyük kulübümüzün de Fotsis'le ilgilendiği yazılan haberde annesinin İstanbul kökenli olduğu ve Türk pasaportu alabileceği gibi ütopik bir durumdan da bahsediliyor.
Biraz kurcalayınca Fotsis'in Panathinaikos'tan yıllık 1,5 milyon aldığı ve Rusya'dan döndüğünde Olympiakos 500 bin dolar daha fazla vermesine rağmen Panathinaikos'u tercih ettiği ortaya çıkıyor. 30 yaşındaki Fotsis form durumuyla kariyerinin son ve en kazançlı olabilecek 3 yıllık kontratını yapmaya çalışacaktır. Sözkonusu para savurarak 30 yaş üstü oyuncu almak olduğunda kulüplerimizden daha bitirici kulüp sayısı Avrupa'da azdır. Sonuçta Avrupa şampiyonu Panathinaikos'u normal bir kontratla terkedeceğini sanmıyorum. Eğer söylentilerde gerçeklik payı varsa (ki bir tanesi için olduğunu duydum) kulüplerimizin kesenin ağzını biraz açması gerekiyor.
Biraz kurcalayınca Fotsis'in Panathinaikos'tan yıllık 1,5 milyon aldığı ve Rusya'dan döndüğünde Olympiakos 500 bin dolar daha fazla vermesine rağmen Panathinaikos'u tercih ettiği ortaya çıkıyor. 30 yaşındaki Fotsis form durumuyla kariyerinin son ve en kazançlı olabilecek 3 yıllık kontratını yapmaya çalışacaktır. Sözkonusu para savurarak 30 yaş üstü oyuncu almak olduğunda kulüplerimizden daha bitirici kulüp sayısı Avrupa'da azdır. Sonuçta Avrupa şampiyonu Panathinaikos'u normal bir kontratla terkedeceğini sanmıyorum. Eğer söylentilerde gerçeklik payı varsa (ki bir tanesi için olduğunu duydum) kulüplerimizin kesenin ağzını biraz açması gerekiyor.
5 Haziran 2011 Pazar
Chuck Eidson'dan Maccabi'ye Veda Barcelona'ya İmza
Asist :
maliano
0
yorum
Maccabi Tel Aviv'in bu yaz için iki büyük transfer hedefi vardı. Biri Jeremy Pargo, diğeri Chuck Eidson. Kadrosundaki iki yıldızı tutmak Maccabi Tel Aviv için en büyük transfer olacaktı ama fire verdiler. 750-800 bin euro civarında kontratları olan iki oyuncudan Pargo, ufak bir zama ikna olurken Eidson Final Four performansının ardından fiyatını neredeyse 4 katına çıkardı. Türk kulüplerine kapıyı 3 milyondan açan Eidson İsrail basını merkezli yazılan ve daha sonra tüm ülkelerin basınına düşen habere göre Barcelona ile iki yıllık sözleşme imzaladı. Yıllık iki milyon alacağı söyleniyor Eidson'un. Pete Mickeal'in hastalığı sonrası o bölgeye Alan Anderson ve Joe Ingles'i monte etmeye çalışan Xavi Pascual, hücumda yakalayamadığı çeşitliliğin faturasını evindeki Final Four'a katılamayarak ödedi ama o F4'ün en önemli ikinci oyuncusunu kadrosuna katarak da harika bir hamle yaptı. Savunan,savaşan,dış atışı olan, penetresi kuvvetli, güçlü bir Eidson Barcelona'nın o boşluğunu kapatabilecek en formda birkaç oyuncudan biriydi. Yazılanlar doğruysa sadece kalitesi için değil, doldurduğu yer açısından da şu ana kadar sezonun transferidir bence Eidson.
13 Mayıs 2011 Cuma
Milan Macvan Kiralık Gidebilir
Asist :
maliano
2
yorum
Maccabi Tel Aviv'in bonservis bedeli ödeyerek Hemofarm'dan transfer ettiği Milan Macvan'ın önümüzdeki sezon kiralık olarak gönderilebileceği konuşuluyor. Hemofarm'da sahip olduğu role Maccabi'de sahip olmasına tabi ki imkan yoktu ama geride kalan sezonda Macvan'ın ne Eurolig'de ne de İsrail Ligi'nde çok fazla öne çıkamadığını, kendinden beklenen patlamayı gösteremediğini söylemek gerekir. Silahı yeterince bol olan Maccabi'de Macvan uzun bir süre görev adamı olarak rotasyonda süre beklemek zorunda ama bu söylenti doğruysa Macvan kendini daha fazla gösterebilecek bir takıma gitme şansını yakalamış demektir. 2001-2002 sezonunda Nikola Vujcic de aynı şekilde Asvel'e kiralık olarak gönderilmiş ve bir sonraki sezondan itibaren Maccabi tarihine imza atmıştı. Tabi ki iki oyuncunun özellikleri çok farklı ama İsrail basınının aktardığı bu dipnotu paylaşmakta yarar var.
9 Mayıs 2011 Pazartesi
Spahija'ya Real Madrid Kancası
Asist :
maliano
0
yorum
Birkaç yıldır yaptığı tüm hamlelere rağmen Joan Plaza’dan sonraki dönemde başarıyı yakalayamayan Real Madrid THY Euroleague Final Four’da elde ettiği dördüncülükten sonra yeni sezonun çalışmalarına başladı. Messina’nın asistanı Molin’e takımı sezon sonuna kadar emanet eden Real Madrid büyük ihtimal yeni sezonda yeni bir koçla devam edecek. Koç adaylarından biri de Sloven basınına göre Fenerbahçe Ülker’in koçu Neven Spahija. Avrupa’da istediği herşeyi elde etmesiyle ünlü Real Madrid Spahija’yı ne kadar istiyor bunu görmek gerekiyor çünkü Fenerbahçe Ülker’le kontratı olmasına rağmen yüksek bir ikna güçleri olduğunu biliyoruz. Marca ve AS gazetelerinde konuyla ilgili haberleri beklemek lazım çünkü onlar yazmadan Real Madrid’in transferleri söylentiden öteye gitmiyor.
Herreros gelecek sene için daha kuvvetli ve tempolu bir takım kurma niyetinde ki zaten gidecek ve kalacaklara daha sonra değineceğim. Ama Real Madrid kadrosu ve önümüzdeki sene için planları Spahija’ya çok çok uygun. Şimdilik haberin linkini verelim. İstanbul’daki Final Four için iştahı kabaran, yeni salonuna kavuşacak ve daha şimdiden bazı isimlere sözleşme imzalatan Fenerbahçe Ülker üstelik de bu isimleri Spahija’nın tercihine göre yapmışken bu mücadelede bütün kozlarını oynayacaktır diye düşünüyorum.
12 Nisan 2011 Salı
Trajan Langdon'ın Yerine Martynas Pocius
Asist :
maliano
0
yorum
Zalgiris Kaunas ve Litvanya Milli Takımı'nın başarılı oyuncusu Martynas Pocius ABD'de geçirdiği sakat yılların acısını Avrupa'da 2 sene önce çıkarmaya başladı ve söylentilere göre de yavaş yavaş meyvelerini toplama noktasına geldi. Takımın başına Litvanyalı Kazlauskas'ı getiren CSKA Moskova'nın önümüzdeki sezon takımdan ayrılacak olan Trajan Langdon'ın yerine Martynas Pocius'u düşündüğü Litvanya basınında konuşulanlar arasında. Her ne kadar CSKA Başkanı Andriy Vatutin bu söylentileri yalanlasa da CSKA Moskova'nın yeniden yapılanma sürecinde olduğu ve Kazlauskas'la birlikte bu yapılanmayı başlatacağı herkes tarafından biliniyor. Langdon Messina'nın gidişiyle beraber, özellikle de bu sene büyük düşüş yaşıyor. Pocius hala onun ceza seviyesine ulaşmış değil ama enerjisiyle şu anda verim açısından Langdon'ın üzerine rahatlıkla çıkabilir. Aralarındaki 10 yaş farkı da hesaba katarsak CSKA Moskova eğer doğruysa çok değerli bir hamle yapmış gözüküyor. Bireysel olarak zaten çok çok sevdiğim bir isim. CSKA Moskova'ya, hedefleri daha ciddi bir takıma gidersem en çok sevinenlerin başında gelirim.
6 Mart 2011 Pazar
Madrid'de Pepu Hernandez Bilmecesi
Asist :
maliano
0
yorum
Messina sonrası Madrid için ismi en ciddi şekilde anılan koçun Pepu Hernandez olduğunu dün yazmıştım. Joventut'un İspanyol koçundan konuyla ilgili kısa ve kapıları açık bırakan bir açıklama geldi. "İddialar bana çok ciddi gelmiyor. Şu anda Joventut'un başındayım ve bu tip şeyler hakkında konuşmak istemiyorum. Böyle şeyler sezon ortasında konuşulmaz." Bu açıklamanın üzerine bir de taraftar tepkisi sorulan Pepu Hernandez "Pepu ve birşeyler söylediklerini duydum ama gerisini anlamadım." dedi. Yani anlaşılan o ki Pepu Hernandez taraftar tepkisini pek önemsemiyor ve profesyonel olarak temkinli konuşuyor.
Real Madrid Eurolig'de bu kadar iddialı bir konumda olmasa belki sezonu Molin ile tamamlarlardı ama bu ihtimal artık tamamen Molin'in kusursuz gitmesine bağlı. Belli ki Real Madrid o koltuğu boş bırakmayacak ve tüm odak tamamen Pepu Hernandez. Bir de Sırpların Pesic iddiası var. Tabi Valencia Real Madrid ile Eurolig çeyrek finali oynayacakken böyle bir şeyi düşünmek bile komik. O yüzden onlar da abartmayıp sezon sonu için Pesic ismini zikrediyorlar. Konuyla ilgili yakın zamanda tepeden bir açıklama gelmezse "Real Madrid'de Halil Üner Sesleri" başlığını atacağım. Vallahi yapacağım...
27 Şubat 2011 Pazar
Sırplar'a Göre Efes Pilsen Vujosevic'in Peşinde
Asist :
maliano
1 yorum
Teknik adam marketinin şu anda en gözde ismi Dusko Vujosevic. CSKA Moskova'dan kovulduktan sonra birçok takımla (Roma, Partizan vs) adı anıldı ama o tatil yapacağını, yaza kadar takım çalıştırmayacağını açıkladı. Sırplar'ın iddiasına göre Perasovic'in performansından memnun olmayan başkan Tuncay Özilhan maliyeti neyse ödeyip Dusko Vujosevic'i takımın başına getirmek istiyor. Benim de bundan 2-3 hafta önce bir temenni olarak zikrettiğim hadise Sırp basınında şu anda manşet durumunda. Gelir mi gelmez mi, dedikodu mu yoksa aslı olan bir iddia mı önümüzdeki günlerde göreceğiz. Denklemde doğru olan iki şey varsa biri Vujosevic'in boşta olduğu, diğeri de Perasovic'in performansının hiçbirimizi memnun etmediği. Tabi Efes Pilsen'de problem tepeden başlıyor, onu da eklemek lazım. Perasovic'i gönder Vujosevic'i getir, Vujosevic'i gönder bir başkasını getirle kolay çözülecek bir durum değil Efes Pilsen'deki.
24 Şubat 2011 Perşembe
Caja Laboral Hernandez-Sonseca'nın Peşinde
Asist :
hakancelep
0
yorum
Bizkaia Bilbao Basket'in pivotu Edu Hernandez-Sonseca gelecek yaz için Caja Laboral'in transfer listesinin en tepesinde yer alıyor. Hernandez-Sonseca 2010 Dünya Şampiyonası öncesi Sergio Scariolo tarafından aday kadroya çağrılmıştı. Real Madrid altyapısından çıkan pivot, 99/04 ve 05/07 yılları arasında burada oynadı. 2006 yılında Orlando Magic'in yaz kampına katıldı ve sonra tekrar Avrupa'ya geri döndü. İki Real Madrid dönemi arasında, bir sezon Gran Canaria'da, sonrasında 07/10 arası Joventut'ta ve bu sezon başından beri Bizkaia Bilbao'da oynuyor. 83 doğumlu ve 2.12 boyunda olan oyuncunun tek taliplisinin Caja Laboral olmadığı da konuşulanlar arasında. Edu, bu sezon ACB'de 17 dakikada 5.7 sayı, 5.1 ribaunt ortalamaları yakaladı.
Öncelikle, Caja Laboral'in sorunu içeriyi kapatacak ve buradan sayı bulacak oyuncuydu. Stanko Barac bize bunu zaman zaman gösterdi ama genç oyuncunun istikrar kazanması için zamana ihtiyacı var. Caja Laboral bu sene oraya değişik türde oyuncular transfer etti ama istediği verimi bir türlü alamadı. Edu, buraya agresifliği ve savaşıyla mutlaka bir sertlik getirecektir. Kol uzunluğunun boyuna göre daha fazla olması, ribauntlarda ona avantaj sağlıyor, mutlak bir blok tehdidi oluyor. Ribaunt demişken, Caja Laboral'in ribaunt sorunlarını kesinlikle çözer. Hani, Dusko Ivanovic en azından takımımın ribaunt konusunda zayıflıkları var demez. Yardım savunmasını iyi yapar. 28 yaşında o mental gelişimi yapar mı bilemiyorum ama Ivanovic sezon başında üzerine eğilirse en büyük problemi olan kolay faul alma sorununu da aşabilir. Hücumda bir kaç post oyunu ve boş kaldığında cezayı kesebileceği bir orta mesafesi var. Yani, savunma tandanslı tabir edebileceğimiz Hernandez-Sonseca sizi hücumda 4 kişi oynatmaz. En büyük zayıflığı olarak faul problemini söylemiştik, oradan devam edelim. Diğer problemi ise top eline geldiğinde hızlı bitirebilen pota altı oyuncuları karşısında problem yaşıyor ama zaman zaman oyun bilgisiyle bunu aşabiliyor. Hernandez-Sonseca zeki ve oyunu anlayabilen bir pivot. Ancak parkede elbette onun kadar zeki oyuncular çıktığı için bu problemi yaşıyor. Hernandez-Sonseca, Euroleague seviyesinde test edilmeli evet ama ben onun küçük bir alışma sürecinden sonra çok iyi performans göstereceğine inanıyorum. Scariolo da aynı şeyi düşünüyor ki onu ulusal takım için aday kadroya çağırdı. Hernandez-Sonseca'yı diğer oyunculara göre bu veriden yola çıkarak konumlandırırsak, Marc Gasol, Fran Vazquez gibi uzunların hemen bir seviye altında bir oyuncu.
15 Ocak 2011 Cumartesi
Obradovic'e Karadağ Kancası
Asist :
maliano
0
yorum
Eurobasket 2011 elemelerinde iyi bir performansla grubunda zirveye yerleşen ancak FIBA Avrupa'nın aldığı kararla şampiyonaya otomatikman katılma şansını elde eden Karadağ Milli Takımı'nda başarılı koç Dusko Vujosevic CSKA Moskova'da çalışırken bu görevinden ayrılmıştı. Yerine bir dönem Maljkovic'in ismi geçse de henüz o koltuk için bir isim bulunamadı. Bugünlerde ise orası bir hayli karışık. Karadağ basınında milli takım için Panathinaikos koçu Zeljko Obradovic'le anlaşma sağlandığı ve ufak pürüzlerin kaldığı yazıldı. Obradovic'in söyledikleri ise çok farklı. Sırp koç yaptığı açıklamada: "Önceden de, şimdi de Yunanistan'da söylediğim tek bir şey var. O da Panathinaikos'ta mutluyum ve şu anda sadece buraya odaklanmış durumdayım. Bu tip reklamlara gerek yok. Bu konu hakkında da söyleyecek bir şey bulamıyorum." dedi. 2005 yılında evlerindeki turnuvada Sırpları çeyrek finale bile çıkartamayarak 9. yapabilen Zeljko Obradovic, o günden sonra milli takım çalıştırmayacağını açıklamıştı. Karadağ federasyon yetkilileri de Atina'da Obradovic'in davetlisi olarak bulunduklarını ve başka konuları görüştüklerini açıkladılar. Nasıl olsa piyasada Sırp koç bitmez, elbet biriyle imzalayacaklardır.
10 Ocak 2011 Pazartesi
Caja Laboral Cabezas'ın Peşinde
Asist :
maliano
0
yorum
Pota altını Pape Sow ve Esteban Batista ile güçlendiren Caja Laboral marketi hareketlendirmeye devam ediyor. Şimdiki hedef uzun süre boşta kalan ve en son kurallar gereği Malaga'nın teklifinin üzerine çıkarak CAI Zaragoza'nın kadrosuna kattığı Carlos Cabezas. Ülkesine dönmek istediği için sezon sonunda Khimki'den ayrılan Cabezas Zaragoza ile 9 maça çıktı, fena bir performans da ortaya koymadı. Üretken kısalarının yanına, özellikle de Huertas'ın rolünü paylaştırabileceği savunmacı bir guard ihtiyacı olan Ivanovic için İspanyol kontenjanındaki Cabezas'tan daha iyi bir tercih bulmak zor gibi görünüyor. Eurolig'de 18 Ocak'ta, İspanya'da bu sezon ligde başka bir takımın formasını giyen oyuncular için 31 Ocak'ta transfer penceresi kapanıyor. Caja Laboral iş bitirici bir kulüp, eğer ilgileniyorlarsa birkaç güne imza gelir diye düşünüyorum. Zaten Cabezas için de Zaragoza ısınma turları anlamı taşıyor. Onun ait olduğu yer Eurolig.
2 Ocak 2011 Pazar
Paylaşılamayan Mirza Begic Real Madrid'e
Asist :
maliano
0
yorum
Mirza Begic'in menajerinin cinliğiyle Zalgiris'ten ayrılması ve olayın FIBA'ya taşınması geçen haftanın en çok konuşulan olaylarından biriydi. Önce Beşiktaş Cola Turka fazlasıyla dillendirilmeye başlandı, arkasından Union Olimpija'nın Mirza Begic'i kadrosuna kattığı haberleri geldi. Fenerbahçe Ülker'le de adı cılızca anılan Mirza Begic için bugün kuvvetli bir şekilde Real Madrid söylentisi çıktı. Mirza Begic'in Real Madrid ile anlaştıktan sonra sözleşmesindeki açığı kullanıp Zalgiris'ten ayrıldığı şu an için en kuvvetli ihtimal. 11 Ocak'ta FIBA'nın vereceği kararı bekliyor Real Madrid. Aksi bir karar çıkarsa Zalgiris - Begic ilişkisi nasıl olur bilemiyorum. Muhtemelen Romanov onu oynattırmayarak cezalandıracaktır. Begic'in facebook sayfasındaki yeni yıl mesajına yazılan yorumlara bakınca Litvanya'da kendisine büyük bir öfke olduğu da ortada. Piyasadaki kıtlıktan mıdır bilinmez Begic şu anda Sabonis muamelesi görüyor.
David Blatt Halperin'in Peşinde
Asist :
maliano
0
yorum
İsrail dışına çıkıp başarılı olamayan oyunculardan biri Yotam Halperin. 2008-2009 sezonunda geldiği Olympiakos'ta istediği süreleri alan ama geçen sene Giannakis'le yaşadığı sorunlar yüzünden kabus gibi bir sezon geçiren Halperin, Final Four'da yaşanan tartışmayla da aslında kendi biletini kesmişti. Giannakis'in biletinin tarihi daha önde olunca Halperin de İsrail yolunu tutmak yerine Ivkovic'le yeni bir sayfa açmayı tercih etti. Bu sene ise belki de Halperin için en kötüsü. Eurolig'de sadece 5 maçta forma giyebilen, 1 kez ilk 5 çıkan, Yunanistan Ligi'nde zaman zaman kontenjan barajına takılıp dışarıda kalan Halperin için Top 16 öncesi söylentiler de çıkmaya başladı. İlk aday herzamanki gibi ilk evi Maccabi Tel Aviv. Yıllarca çalıştığı hocası David Blatt bir dönemi tekrar İsrail'de toplarken dışarda kalan parçalardan biri Yotam Halperin. Gider mi gitmez mi bilinmez ama Blatt isteğini saklamamış; "Halperin çok fazla ilgilendiğimiz bir oyuncu. Yazın da kendisi almaya çalıştık ama anlaşamadık. Bu yaz da önümüzdeki sezon için hedeflediğimiz oyunculardan biri olacak." Halperin'in sezon sonu sözleşmesinin biteceğini de ekleyelim.
Eurolig'de ilk tur gruplarını 9 galibiyetle kapatan David Blatt yaptığı İsrail kökenli transferler ve yakaladığı havayı korur, aynı hızla giderse yakında Büyük İsrail Devleti'ni de kuracak gibi görünüyor. Dünya şampiyonası sonrası sevdiğim, fazlasıyla saygı duyduğum hocalardan biri oldu Blatt, bunlar işin şakası tabi.
29 Aralık 2010 Çarşamba
Mirza Begic Zalgiris'ten Ayrıldı, Yeni Durak Beşiktaş mı?
Asist :
maliano
2
yorum
Mirza Begic ödemelerinin zamanında yapılmadığını gerekçe göstererek Zalgiris Kaunas'tan ayrıldı. FIBA'nın 11 Ocak'tan sonra alacağı karar bekleniyor. Zalgiris Kaunas kulübü Begic'e ulaşmaya çalıştıklarını ama telefonun kapalı olduğunu, ödemelerin gecikmesi gibi bir durumun sözkonusu olmadığını, menajerinin başka işler peşinde olduğunu söylüyor. Yeni durak Beşiktaş Cola Turka olabilir mi diye düşünmeden edemiyorum. Adı bu aralar BJK ile anılmaya başlanmıştı zaten, ateş olmayan yerden duman çıkmaz misali. Avrupa basını Iverson parasını alamıyor diye bas bas bağırırken, menajeri parasını alamadığı gerekçesiyle Begic'i Zalgiris'ten koparıp Beşiktaş'a getirirse bu da ilginçlikler listesinde zirveyi zorlar. Caja Laboral de Haislip olayından sonra Pape Sow'un kontratı 1 aylık olduğu için gölge markajda olabilir. Neticede Begic hangi takıma giderse seviye atlatmayacağı kesin, sadece iyi bir rotasyon uzunu olacaktır.
19 Aralık 2010 Pazar
Barcelona'da Transfer Çalışmaları
Asist :
hakancelep
0
yorum
Barcelona'da rotasyonda önemli süreler alan bazı oyuncuların uzun süreli sakatlıklarının yol açabileceği sorunlar, transfer yoluyla çözüleceği herkesin bildiği bir durum. İlk önce Joe Ingles alındı ama sakatlıklar arka arkaya gelince, Barcelona tekrar gözünü transfere dikmek zorunda kaldı. Basile ve Mickeal'in en erken dönüşlerinin şubat ayında gerçekleşecek olması, döndüklerinde de hem maç eksikleri hem kondisyon sorunları dolayısıyla Top 16'da da bu isimleri neredeyse yok sayabiliriz. Ancak, gelecek oyuncuyla imzalanacak sözleşme sene sonuna kadar olacak. Bu da gelecek oyuncuyu ikna etmekte bir sorun demek. Üstelik, ACB kuralları dolayısıyla gelecek oyuncu Avrupalı olmazsa, Mickeal'in dönüşü sonrası sadece Euroleague'de forma giyebilecek. Barcelona'nın 3 yabancısından (AB dışı) 2'si Morris ve Ingles. Yani gelecek oyuncu mart ayı itibariyle tribünlere çıkacak. Transferde ismi geçen oyunculara bakacak olursak;
Konuşulan ilk isim eski Maccabi Tel-Aviv oyuncusu Alan Anderson. Sene başında Olympiacos, Valencia ve Real Madrid'le anılan oyuncu sezona NBDL takımlarından New Mexico Thunderbirds'de başlayan oyuncu en önemli aday. 2 ve 3 numaralarda oynayabilen oyuncu Pete Mickeal ve Basile'nin yokluklarında ikisini de yedekleyebilecek. Hem Euroleague tecrübesinin fazla oluşu sebebiyle oldukça cazip görünüyor. Zira, Barcelona sakatlıklar dolayısıyla Euroleague hayallerine zarar gelsin istemiyor.
İkinci isim Cibona'lı Bojan Bogdanovic. Ingles tranfer olmadan önce ismi geçen oyunculardan Bogdanovic'in maliyetinin düşüklüğü, Avrupalı olması onu cazip kılan etkenler. 1989'lu oyuncu genç olması sebebiyle de Barcelona'nın kafasını karıştırıyor. Ancak, Barcelona'nın ilk ve öncelikli beklentisi gelecek oyuncunun direkt ve istikrarlı bir şekilde katkı yapacak olması. Genç oyuncuların istikrar problemi bilinen bir durum. Rubio bile bu sene istikrar problemi yaşıyor. Adı geçen ama transfer ihtimali düşük isimler Fuenlabrada'lı Xavi Rabaseda ve Roma'lı Nihad Djedovic. Öte yandan Barcelona ne olursa olsun herkes döndüğünde bazı isimleri kadronun dışında bırakacak. ACB kuralları ise sezon içinde en fazla 10 oyuncuyu alıp, göndermeye izin veriyor.
13 Kasım 2010 Cumartesi
Barcelona Bogdanovic ve Jasaitis'in Peşinde
Asist :
maliano
0
yorum
Yaklaşık 1 ay kadar önce Basile sakatlandığında, bu haberin takıma nasıl bir etkisi olacağını az çok herkes tahmin ediyordu. Gerek profesyonelliği gerekse takımın ihtiyacı olduğu anlardaki skor gücüyle Basile muhtemelen son senesinde de kendinden bekleneni sahaya koyacaktı ama Barcelona 1 aydır Basile'siz oynuyor. Bu konuya neden değindiğime gelince. İspanyol Tubasket sitesi -ki takipte olduğum harika bir kaynaktır- yabancı kaynaklara dayandırarak Barcelona'nın Basile'nin yokluğunu doldurmak için Bogdanovic ve Jasaitis ile temasta olduğunu yazdı. Onlar da yabancı kaynaklara göre haber yapan ve çok takdir ettiğim, ıskalamadan her seferinde uygulamaya çalıştığım "kaynak gösterme" olayına dikkat eden bir site ve sonuçta söylentiyi kelimeye dökmüşler ama ben bu yazılanların tümünden biraz farklı düşünüyorum.
Barcelona yaklaşık 1 aydır ciddi derecede formsuz. Maçlarını bir şekilde kazanmayı başarıyor ama bunu yaparken eski isteğini ve gücünü sahaya yansıtamıyor. Üstelik daha sezonun başında da Zaragoza ve Fenerbahçe Ülker'e de evlerinde mağlup oldular. Barcelona'nın şu andaki temel sorunu organizasyon bozukluğu. Rubio'daki akılalmaz düşüş ve Navarro'nun da buna ayak uydurması Barcelona'yı son dönemde sık sık ne yaptığını bilmez bir takım havasına soktu. Sada, Grimau ve Lakovic'in herbiri top kullanma becerisine sahip olsa da Barcelona'yı komuta etme noktasında yeterli değiller. Rubio'nun oynatamadığı pota altı da geçen seneki kadar etkili olmayınca Barcelona skor anlamında sıkıntı çekebiliyor. İşte tam bu noktada Bogdanovic ve Jasaitis tamamlayıcı hamleler olarak göze çarpıyorlar.
Jasaitis dünya şampiyonasından sonra ortalarda görünmedi. Antrenman yapıp yapmadığını, neyin peşinde olduğunu biz amatörler bilemiyoruz ama böyle bir oyuncunun hala bir imza atmamış olması enteresan. Keza Bogdanovic de geçen sene Tomas ve Gordon'un giydiği kurtarıcı gömleğini bu sene Cibona'da sırtına geçiren önemli bir yetenek. Oyun tarzı hiç önemli değil. Büyük takımlarda rolünü bilip, rotasyonda kendisine verilen görevi yerine getirecektir. Onunla ilgili tek endişe rol farkından kaynaklanan düşüş olabilir ki Barcelona bunu Gary Neal ile gayet güzel tecrübe etti. Her iki ismin de ortak noktası birebirlerinin ve dış atışlarının kuvvetli olması. Bu da bana göre Barcelona'nın skor sıkıntısında bu isimlere sarılmasının temel nedeni. Navarro ve Mickeal dışında el yakan topları kullanacak bir isim yok. Belki de Pascual bunun arayışı içinde olabilir. Yoksa Basile'nin sahalara dönmesine kısa bir süre kalmışken onun yokluğunu giderecek transferler olarak gözükmüyorlar. Sadece, bu sene gideceği neredeyse kesin olan Basile'nin önümüzdeki yıllarda formasını giymek için aday oldukları söylenirse aynı cümlede bana göre anlam buluyorlar. Kısacası bana göre Barcelona bir açığı kapatmak, rotasyonda Basile'yi değil Navarro ve Mickeal'i tamamlamak için bir hamle peşinde. Bu açıdan da Bogdanovic ve Jasaitis isimleri bench için oldukça yeterli isimler.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




















