Sitedeki bütün yazılar tarafımızdan hazırlanmaktadır. Kaynak göstermeden çalan çırpan Schortsanitis'in altında kalsın.

7 Ağustos 2010 Cumartesi

Alvertis'in Torunu Milenko Tepic

0 yorum

Panathinaikos'un Sırp oyuncusu Milenko Tepic Panathinaikos'a yakın gazetelerden Prasini'ye konuşmuş ve Talkbasket de bu röportajı ingilizceye çevirmiş. Röportajı yüzümde bir gülümsemeyle okudum. Tanımayan biri Tepic'i 40 yıllık Panathinaikos'lu ve takımın bir numarası sanabilir. Geçen sene basketbolu bırakan Alvertis gibi konuşmuş Tepic. Tamamını çevirmeye vaktim yok ama hoşuma giden bazı bölümleri yazacağım. Röportajın tamamı burada.

* Panathinaikos'ta hangi pozisyonda oynayacağıma karar verecek son insan benim. Zeljko Obradovic Avrupa'nın en iyi koçu. O ne karar verirse doğrusu odur,en iyiyi o bilir.

* Obradovic'in transferlerini değerlendirebilecek kişi ben değilim.

* Olympiakos'ın Ivkovic'i ne kadar çok istediğini gördüm ve onları gerçekten anlamıyorum. Çünkü bir adım ileri gitmek istiyorlar ama bana göre bu hiçbir şeyi değiştirmeyecek.

* Asla Spanoulis gibi Olympiakos'a gitmem.

UFO gören popülist oyuncu.. Koçum benim !!

Louis Bullock'un Vedası

0 yorum

Gidecek mi yoksa son bir hamleyle kalacak mı derken Louis Bullock veda mektubunu yazdı. "It's time to pack" diyerek başladığı mektupta geride bıraktığı 6 sezonu ve Real Madrid kulübünün büyüklüğünü vurgulamış hep. Bullock'un ayrılığında perdenin arkasında yaşanan başka olaylar da var ama basına yansımadı. Kulüpte yaşanan idari kaosun ve Messina'nın açıklamalarının birinci sebebi olarak Bullock'u görüyorum. Bir nevi Rakocevic - Ergin Ataman hadisesi. Messina Bullock'u göndermek isteyip vetoyu yediğinde başka bir konuyu paravan kullanarak "İsterlerse istifamı masaya koyarım" dedi ve çalışmak için kendi istediği şartlarda diretti. Kazanan da şu an için o oldu. Ergin Ataman'ın haklıyken gösteremediği duruşu gösterdi bir yerde.

Bullock'un da, eski hocası Joan Plaza'nın Cajasol'uyla imzaladığı söyleniyor ama şu an için resmi bir imza haberi yok. Ama bu mektup yeni bir imzanın habercisidir. Plaza'nın en önemli kozuydu Madrid'de ve bu sezon alamadığı dakikaların acısını Cajasol'da çıkarmak isteyecektir. Ama Eurolig vitrini -eğer resmi imza atılmadıysa- yolunu değiştirebilir. Tabi onu yoldan çıkarmak isteyen olursa.

EKLEME : Mesajı yazdıktan 1 saat sonra Cajasol cephesinden resmi açıklama da geldi.

Carl English DKV Joventut'ta

0 yorum

Sezon sonunda Carl English'in Caja Laboral'de devam etmeyeceğini önceden bu satırlara işlemiştik. Şampiyon takımın zaman zaman faydalı ama istikrar konusunda sıkıntılı taşlarından biriydi. Yeni takımı Joventut oldu. Resimdeki Tucker'ın Real Madrid'e gidişi sonrası oluşan büyük boşluğu Carl English'le takviye etme yoluna gittiler. Kanadalı oyuncunun Tucker ortalamalarıyla bunu başarması pek mümkün durmuyor ama yine de skorer yönü Joventut'a çok şey katacaktır. Rubio - Fernandez ikilisinden sonra bir türlü o takımın muadili bir kadro yaratamayan kulüp yine alttan gelenlere şans vermeye, yeni gençleri daha bıyıkları terlemeden parkelere indirmeye devam ediyor ama son 2 yılda bu konuda çok aşama kaydettiklerini söyleyemeyiz. Geçen seneki sıkıntılı dönemlerin ardından bu sene Tucker ve Eyenga'nın gidişi, Tripkovic'in de ayrılmak üzere oluşuyla takıma ciddi takviyeler şart. Yoksa Pepu Hernandez'in sezon sonunda ligden düşmeyle ilgili söylediği sözler geç de olsa başkanın kulaklarında çınlayabilir.

Hawkins, Jaaber ve A.J.Milano...

0 yorum

Tatilde mecburi ayrılık oldu, tatili bitirmeye yaklaştığımız anlarda ufaktan geri dönüş sinyalini yakmaya başlayalım. İtalya basketbolunun önemli, en azından önemli olması gereken takımlarından biri Armani Jeans Milano, geçen sene yaptığı atılımın üstüne bu sene daha sağlam adımlarla giderek, en azından kağıt üzerinde, çekinilesi bir takım kuruyor. Maciulis, Finley, Petravicius, Mancinelli gibi geçtiğimiz sezon kadroya katılan iskelet oyuncuların üzerine ilk önce David Hawkins'i geri getirmeyi başaran Milona ekibinin son takviyesi Lottomatica Roma'dan Ibrahim Jaaber oldu. Aslında tek takviyeleri bu 2 oyuncu değil zira genç İtalyan Nicolo Melli ve bir başka İtalyan oyuncu Gabriele Genato da bu transfer döneminde takıma katılan oyuncular oldular. Temeli oluşturulan ve başta da bahsettiğimiz üzere hiç de fena gözükmeyen kadronun üzerine sosu dökecek son takviye, Mike Hall'un yerine gelecek 4 numara olacak. Bu konuda gözler Avrupalı bir PF arıyor, orada da öne çıkan isim Zoran Erceg. Efes Pilsen grubunun 5. torba şanssızlığı Milano'nun hem EL'de, hem de İtalya Ligi'nde daha rekabetçi olacağını iddia etmek güç değil. İtalya demişken, fırsatını bulup bir Serie A değerlendirmesi yazasım var; hem yeniden yapılanan Siena hem de (nispeten) kıpırdanan İtalyan takımlarıyla ilgili. İlk fırsatta, az sonra...

6 Ağustos 2010 Cuma

Big Sofo Maccabi'de

1 yorum

Doğrusu pek tahmin etmiyordum Maccabi’den böyle bir hamle geleceğini. Transfer döneminde adı birçok takımla anılan oyunculardan biriydi Big Sofo. Panathinaikos başta olmak üzere, Avrupa’nın diğer önemli takımlarından olan Unicaja Malaga ve Caja Laboral’in de onunla ciddi şekilde ilgilendiklerini okumuştuk şu geçen birkaç ay boyunca. Hatta Los Angeles Clippers’ın, 2003 yılı ikinci turunda seçtikleri oyuncularını 2006’dan sonra –ki o dönemde Olympiakos’la imzaladığı 5 yıllık sözleşme engel olmuştu Hollywood’a uçmasına- bir kez daha kadrosuna katmak istediği de yazılıp çizildi Amerikan medyasında. Anlaşılan tercihini yine Avrupa’da kalmaktan yana kullanmış Sofo.

Maccabi açısından transferi incelemek gerekirse, pota altında bire birde iş yapabilecek bir oyuncuyu kadrolarına kattıklarını söyleyebiliriz. Tabii ki Schortsianitis, bitiricilik konusunda bir Maric, Pekovic ve ya Splitter değil ancak bu konuda geçen sezon bu takımın uzun rotasyonunun iki kilit ismi olan Lasme ve Real Madrid yolunu tutan D’or Fischer’den daha meziyetli olduğunu söyleyebiliriz. Geçen sezon Maccabi’de hiç izleyemediğimiz yarı saha hücumlarını, bu sene biraz daha fazla izleyebileceğiz en azından.

Bu transfer hakkında bazı şüphelerim de var elbet. Sofoklis’in fiziksel özelliklerine göre çevik, hatta hızlı olduğunu söyleyebiliriz. Ancak Maccabi geride bıraktığımız sezon – yaptığı transferlere bakarsak bu oyun felsefesinin bu sene de süreceğini söylemek zor değil- bu oyunu en hızlı oynayan takımdı ve Sofo’nun bu tempoya ayak uydurması biraz zor gözüküyor bana kalırsa.

Not: Bu arada transfer de Aziz Yıldırımvari bir şekilde gerçekleşmiş. Sofo, Milli Takımla kamptayken koç David Blatt ve Maccabi başkanı Shimo Mirhazi Kıbrıs’a yaptıkları seyahatte attırmışlar imzayı. Fotoğraf da oradan.

 
Maliano - Kaynak göstermeden çalan çırpan Schortsanitis'in altında kalsın...