2 Eylül 2011 Cuma
1 Eylül 2011 Perşembe
Eurobasket Günlüğü A Grubu (1 Eylül)
Asist :
sannti
0
yorum
İspanya, Polonya maçından ufak da olsa bir ders çıkarmış olacak ki bugün işlerini şansa bırakmadılar. Yıldırım Demirören'in bile tanımadığı birkaç İberliden oluşan Portekiz milli takımı karşısında 14 sayılık fark çok gibi gözükmese de bir ara o fark 25'e kadar geldi ve sonrasında klasik bir şekilde gevşeyerek maç sonuna dek kafalarına göre takıldılar. İki maçtır nispeten zayıf rakiplerle oynasalar da Pau Gasol'ün form durumu korkutucu; aynı zamanda da en büyük güvenceleri. Rudy - San Emeterio ve Calderon - Rubio ikililerinden iki maçtır verim alamıyor olmaları ise rakiplerin İspanyollar karşısındaki en büyük güvencesi. Litvanya-Türkiye ikilisinden biriyle karşılaşana kadar stand-by modunu koruyacaklar ve haklarında ciddi bir fikir edinmemiz muhtemelen mümkün olmayacak. İspanya'yla grubun son maçını oynuyor olmamız bu pencereden bakıldığında önemli bir avantaj. Onları bir de Litvanya karşısında izleyip suya ayağımızı değdirme şansımızın oluşu teknik kadro adına da önemli bir artı.
Litvanya adeta bir flashback yaşattı ve uzun süre sonra 2005 havasını verdi. Bunda rakibin bir önceki gün İspanya maçında şarjını toptan bitirmiş, savunma yapmaya mecali olmayan bir Polonya olmasının payı da elbet büyük. %69 şut isabeti akıl alacak gibi bir istatistik değil ve turnuvada muhtemelen sadece Litvanya değil, hiçbir takım tarafından tekrar edilemeyecek. Takımın en büyük zaaflarından ve istikrarsızlarından Mantas Kalnietis'in 19-6-6'yla yıldızlaşması ve özgüvenini bizim maç öncesi kazanması, yarın şutu riske edilmeyecek oyuncular arasına adını yazdırmasını sağlamış olabilir. İspanya gibi Litvanya'nın da 40 dakikanın çoğunu as oyuncuları dinlendirerek ve olağan rotasyonun dışına çıkarak "deney" modunda geçirdiğini ise not düşelim. Şu ana kadar A Grubu'nda 6 maç oynandı; ancak Panevezys'te asıl grup aşaması yarın başlıyor. İspanya-Litvanya-Türkiye üçlüsünün aralarında oynayacakları maçlardan çıkacak sonuçlar, grubun ve belki de turnuvanın kaderini belirleyecek. İşte şimdi döndürmemek lazım.
Türkiye: 90 - B.Britanya: 61 (Davul Bile Deng'i Deng'ine)
Asist :
maliano
2
yorum
Eğer Türkiye - Büyük Britanya maçını FIBA TV'den takip ettiydesiniz çok net bir yorumda bulundu İngiliz spiker; 'Mukemmel'. Türkçe söylediği bu kelimenin ardından da İngilizce karşılığını da açıkladı malumu ilan etmek adına.
Evet kazayla geçilmesi muhtemel, ki; böyle sürprizleri en çok biz severiz, ilk iki karşılaşmayı 'Mukemmel' atlattık. Hem skorlarıyla ama dahası sahada paylaşmayı bilen, ne için oraya geldiğinin bilincinde ve sahiden de '12' tane olan Dev Adam olarak 'Mukemmel' geçtik ilk iki karşılaşmayı.
Britanya maçınıın özeline dönersek; sanki Hidayet'in erken iki faul alması skorun erken kopmasını sağladı. Doğruya doğru; kabul etmek gerekirse Hidayet'in varlığı takımdaki diğer herkesin hücumda birkaç adım geri çekilmesini sağlıyor. Emir'in erken oyuna girmesi paylaşmaya yöneltti takımı. İlk maçta 30 basketi 15 asist üzerinden üreten takım bu kez 34 baskete 24 asistle ulaştı. Hidayet bu takım için çok önemli ancak onu geri kalan maçlarda Luol Deng gibi kullanırsak yarardan çok zarar görebiliriz.
Ömer Aşık'ın parmak hassasiyetinin giderek düzeliyor olması umut verici. Enes ise özellikle Britanya ve Polonya gibi uzunları zayıf takımlar karşısında canavar gibi bir performans ortaya koyuyor. Ama bu ikili için asıl sınav 'Gasol Brothers' ve Ibaka karşısında başlayacak.
Oğuz Savaş da sessiz ve derinden ürettiği 12 sayıyla takımın hücumda sıkışıldığı anlarda takıma ne denli katkı sağlayabileceğini yine gösterdi. Zira savunmada Ne Aşık ne de Enes kadar ürkütücü.
Yalnız ilk iki maçın hatta ilk iki turun ardından şampiyon ilan edildiğimiz Eurobasket 2009'da neler yaşadığımızı unutmamak lazım. Üstüne şu ana dek ne oradaki gibi İspanya galibiyeti aldık ne de Sırbistan. Sadece Litvanya'ya bile plaj havlularıyla gelen Portekiz ile sadece bir kişinin eline bakan Büyük Britanya'yı paramparça ettik.
Ayaklarımızın yere basması için Büyük Britanya'nın bize karşı neler yaptığına da bakmak lazım.
Bir oyuncunun skor yükünü taşımasına izin vererek başarılı olma gibi bir durumun örnekleri daha önce var. Bknz: Nowitzki-Almanya (bildim bileli), Kirilenko-Rusya (2007), Teodosiç-Sırbistan (2009) Ancak Britanya'daki farklı bir durum.
Deng'e 'al sayı at' demiyorlar; 'al her şeyi yap' diyorlar. Ve bunu maç içinde 40 dakika ve tüm turnuva boyunca düşünüyorsanız size neden koç derler onu bilemem. Deng ilk kez bizim maçın 18. dakikasında kenara geldi turnuvada. 58 dakika aralıksız sahada kaldı. Neresinden bakarsanız çözümsüzlük Britanya'nınki. Aslında basketbol diye bir sporun varlığını sadece 2012 Olimpiyatları'nı düzenlemeye hak kazandıktan sonra hatırlarsanız ve hadi takım kuruyoruz derseniz böyle sıkıntılar olması doğal. Bambaşka bir konu o.
Uzun lafın kısası vasat iki takımı 'Mukemmel' oyunla yendik. Ancak ölçü alınmamalı ve rehavet asla olmamalı. Bunu bizden iyi kimse bilmez tarih yazmaya bayıldığımızı artık herkes öğrendi; hem düzden hemde tersten, o yüzden aman dikkat..
Detaylı istatistikler burada.
BÜYÜK BRİTANYA (61): Ogooluwa Adegboye 2, Andrew Lawrence (1 asist), Mike Lenzly 3 (1 ribaund), Devon Van Oostrum 4 (3 ribaund- 2 asist), Andrew Sullivan 3 (2 ribaund), Luol Deng 22 (8 ribaund), Joel Freeland 7 (4 ribaund), Nate Reinking 6 (2 ribaund- asist), Daniel Clark (1 ribaund), Eric Boateng 4 (7 ribaund-1 asist), Kyle Johnson 10 (3 ribaund)
TÜRKİYE (90): Cenk Akyol 6 (2 ribaund-2 asist), Sinan Güler 2 (1 asist), Emir Preldzic 15 (4 ribaund-6 asist), Ömer Onan 14 (4 ribaund- 2 asist), Ersan İlyasova 4 (1 ribaund), İzzet Türkyılmaz 2 (3 ribaund), Kerem Tunçeri 5 (2 ribaund- 3 asist), Oğuz Savaş 12 (3 ribaund-1 asist), Ömer Aşık 7 (9 ribaund), Ender Arslan 5 (2 ribaund), Enes Kanter 11 (5 ribaund), Hidayet Türkoğlu 7 (2 ribaund-3 asist)
Adnan Onaran
Eurobasket Günlüğü D Grubu (31 Ağustos)
Asist :
maliano
0
yorum
Gürcistan hazırlık performansıyla kapalı kutular içinde en tehlikelisi olarak görünüyordu. Hakkını fazlasıyla verdiler. Hervelle'siz Belçika karşısında hem iyi savunma hem de iyi hücum ederek çok rahat bir galibiyet aldılar. Maçın başından sonuna kadar sürekli öndeydiler. Hazırlık maçlarının en etkili ismi Zaza Pachulia 16 sayıyla yine en etkili isim oldu. Sanikidze de 13 sayı ve 11 ribauntla ilk günün yıldızlarındandı. Belçika'da Beghin 13 sayı, 6 ribaund ve 4 asistle en üretken oyuncuydu. Skor umudu M. Faison düşük yüzdeyle ancak 7 sayı üretebildi. Van Den Spiegel'in söylediği gibi bugünkü Bulgaristan maçı tamam ya da devam maçı olacak. Kaybettikleri takdirde turnuvanın geri kalanı güzel bir hatıra olacak kalacak Belçika için...
Turnuvaların sessiz ama iddialı takımı Slovenya beklenenin çok altında bir başlangıç yaptı turnuvaya. Son iki buçuk dakikaya 56-59 geride giren Slovenler Dragic'in önderliğinde 11-0 lık seriyle skorbordda rahat gibi görünen maçı son anlarda koparmayı başardılar. Erazem Lorbek 18 sayı ve 9 ribaund, Dragic de 13 sayı, 6 ribaund ve 6 asist ile beklendiği gibi ülkelerini sırtlayan isimler oldular. 4 oyuncunun neredeyse bütün maç sahada kaldığı Bulgaristan'da E.Rowland 20 sayı ve 9 ribaundla öne çıkarken, Videnov 14 sayısına rağmen düşük yüzdesi ve 6 top kaybıyla negatif bir iz bıraktı maçta. Bulgaristan'ın salladığı ama yıkamadığı Slovenya ilk gün kabusundan son anda kurtularak turnuvaya galibiyetle başlamış oldu. Bulgaristan'ın maç boyu toplam 6 asist yapabilmesi neden 40 dakikanın sonunda mutlu ayrılamadıklarının da işareti gibi...
Hazırlık dönemi boyunca en çok beğendiğim takımlardan Rusya, turnuvanın sürpriz adaylarından Ukrayna'yı son anlarda zorlansa da rahat geçmeyi başardı. Maçın bitimine uçbuçuk dakika kala Zabirchenko'nun üçlüğüyle fark 2'ye inse de Kirilenko ve Khryapa ağırlıklarını koyarak ilk gün beklenen kazanın Rusya cephesinden gelmesini engellediler. Kirilenko düşük yüzdesine rağmen 20 sayı ve 11 ribaundla Rusya'nın en etkili ismiydi. Rusya'nın en ciddi sorunu oyun kurucularda ve bu maçta da Ponkrashov ve Shved'in asist toplamı 3 iken, Khryapa tek başına 4 asist yapmayı başardı. Ukrayna'da Lishchuk 13 sayı ile en skorer isim oldu. Pecherov da 9 ribaunduna rağmen düşük yüzdesi ve 4 top kaybıyla ile beklenenin altında kaldı. Rusya günü kayıpsız geçse de Ukrayna'nın rakipleri için bu maç ciddi bir gözdağı oldu. Fratello'nun takımı önümüzdeki günlerde gelecek galibiyetin sinyalini ilk günden madalya adayı Rusya karşısında vermiş oldu.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)








