Sitedeki bütün yazılar tarafımızdan hazırlanmaktadır. Kaynak göstermeden çalan çırpan Schortsanitis'in altında kalsın.

2 Mayıs 2011 Pazartesi

Pianigiani Röportajı (Euroleague)

0 yorum

 Final Four öncesi Euroleague resmi sitesi tüm koçlarla röportaj gerçekleştirdi. Pianigiani ile çevirilere başladık. Senin çevirine muhtaç değilim diyenler için röportajın orjinali burada.

Merhaba Simeone. Her dörtlü final birbirinden farklı. Bunu, sizin ve Montepaschi Siena için farklı yapan nedir?

Dörtlü finale kalmak her zaman özeldir çünkü büyük bir yolculuk yaptığınız ve Avrupa’daki en güçlü takımlarla karşılaşarak zorlu yolun sonuna geldiğiniz anlamına gelir. Bizim için bu sene daha fazla çünkü yeni bir devrin başlangıcındayız. Yeni bir takımımız var, birçok oyuncumuz ilk defa Eurolig’de forma giyiyor ve birçok ciddi sakatlığın üstesinden gelmek zorunda kaldık.

Dörtlü finale önce asistan koç olarak, sonra da baş antrenör olarak katılıyorsunuz. Bu tecrübeler size Barcelona’da kullanabileceğiniz neler öğretti?

Geçmiş tecrübelerim bana dörtlü finalde herşeyin mümkün olabileceğini öğretti – herşey olabilir – ve en önemli şey etrafınızdaki atmosferden dolayı dikkatinizi dağıtmamak ve sadece basketbola odaklanmak. Kimliğini koruyan, bütün sezon boyunca yaptığını yapan, istikrarlı olan takımların kazanma şansı daha fazla olacak.

Takımınız üç maçı üstüste kazanarak müthiş bir geri dönüş yaptı. Olympiakos’u durdurdu ve müthiş bir ivme yakalayarak dörtlü finale ulaştı. Bu ivmeyi Barcelona’ya kadar nasıl koruyabilirsiniz?


Playoff serileri esnasında takımım karakterini, sorun ve baskı altında zamanında karşılık verebileceğini ve iyi basketbol oynayabileceğini ispatladı. Bunlar Barcelona’ya bizimle beraber götüreceğimiz önemli özellikler.

McCalebb’in iyileşmesi, Jaric ve Hairston’ın takıma tam anlamıyla monte olmasıyla takımınız Barcelona’da tüm sezon boyunca olduğundan daha komple bir takım mı olacak?


McCalebb aylarca süren yokluğundan sonra iyileşiyor ve hala zamana ihtiyacı var. Onun gibi diğer bireylerin de durumu şimdi ölçülebilir. Konuşmak için çok erken ama sezonun başına göre daha tecrübeliyiz ve bu bizi daha komple bir takım yapıyor.

Rimas Kaukenas, Nikos Zisis, Shaun Stonerook ve Ksistof Lavrinovic gibi veteranların dörtlü finalde tecrübelerini nasıl kullanmasını istiyorsunuz?


Organizasyonun öncesindeki günlerde diğer oyuncuların atmosferi, heyecanı anlamasında ve organizasyon boyunca takım içinde ve tabi ki medya düzeyinde onlara yardımcı olabilirlerse memnun olurum. Dörtlü finalde herşey farklıdır ve yeteneklerimizin en iyisini gösterebilmek için çok daha dikkatli ve oyuna odaklanmış durumda olmalıyız.

Yarı finaldeki rakibiniz Panathinaikos basketbolun içindeki herkes için çok şey ifade ediyor. Sizin için ne ifade ediyor?

Avrupa’da modern çağda en başarılı olmuş, hala da olmaya devam eden bir takım ve teknik kadro. Bu da bu tip maçlarda müthiş bir tecrübeye sahip oldukları anlamına geliyor. Bizim içinse dileğimiz bu seferlik onları sollayıp geçebilmek.

Panathinaikos’u durdurmak Dimitris Diamantidis’in üstesinden gelmek anlamına geliyor. Bu mümkün mü?

Biz takıma odaklanmalıyız. Yenmemiz gereken takım ve farkı yaratan da budur. Diamantidis tartışmasız bir star ama Panathinaikos oyunu değiştirebilecek birçok oyuncuya sahip. Bir oyuncuyu durdurmak için kaygılanamayız, bütün takımı durdurup üstesinden gelmeliyiz. Bunun tek yolu sadece basketbola konsantre olmak.

Tabi ki bu ayrıca Zeljko Obradovic’e karşı koçluk yapmak anlamına geliyor. Onu ve takımlarını bu kadar yenilmesi zor yapan şey nedir?

Oyuncularına aktardığı ve onların da her zaman sahada gösterdiği sertlik ve zihinsel güçleri. Şu da bir gerçek ki taktiksel anlamda sizi her zaman çok fazla düşünmeye zorluyorlar. Onlara karşı şansınız olmasını istiyorsanız sahada her zaman yeni ve farklı bir çözüm bulmak zorundasınız.

Montepaschi Siena daha önce üç kez dörtlü finale kaldı ama hiç şampiyonluk maçına çıkamadı. Bu hedefe, finale ulaşmak sizin için ekstra baskı mı daha büyük motivasyon mu yoksa her ikisi mi?

Daha çok motivasyon faktörü çünkü herzaman finale ulaşmaya yaklaştık ama yarıfinallerde galibiyet bir detay yüzünden ellerimizin arasında kayıp gitti. Bu seferki detayların bizim lehimize çalıştığı olabilir.

Bu dörtlü finalde takımınızı çoktan Real Madrid, Panathinaikos ve Maccabi Tel Aviv gibi tarihi takımların yanına koydunuz. Avrupa basketbolu tarihinde yerini almak için kulübünüz Eurolig şampiyonluğunu kazanmalı mı?

Yapabileceğimizi düşündüğümüz herşeyi yapacağız. Büyük kulüplere ve başkentlere karşı Siena gibi model olan ve basketbol oynamak için özel bir yer olan küçük bir kasabayla mücadele ettiğimiz gerçeği bence gurur duymak için yeterli bir sebep. Bunun haricinde çok şey başardık, son adımı atabilmek tarihte harika ve unutulmaz bir parça olabilir.

2011 Final Four Haftası Başlıyor

0 yorum

Beklenen büyük gün geldi çattı. Eurolig'de Final Four'un başlamasına, büyük organizasyonda hava atışının yapılmasına 4 gün 6 saat var. Gerçi bir yanda NBA playoffları oynanırken, Miami - Boston gibi bir seri cereyan ederken kim Eurolig'i ne kadar sallar bilinmez ama ben bu 7 gün boyunca herşeyi rafa kaldırdım, kendimi Final Four'a adayacağım. Tabi arada yine diğer liglerden ve Avrupa gündeminden haberler de olacak. Resmi siteden birçok çeviri, video ve takımların ulusal basınlarından demeçler, fotoğraflar ve bazı sürprizler 7 gün boyunca burada olacak. Çeviri, video, haber veya fotoğrafla katkı vermek isteyenler olursa http://twitter.com/maliano adresine veya malianoblog@gmail.com mail adresine ulaştırırlarsa alıntılı olarak sitede yer vermekten memnuniyet duyacağım. Yılın, benim için en güzel zamanları başlıyor. İnşallah güzel bir hafta olur, belki de ileride geleneksel olur.  Bu mesajla da kurdelayı kesmiş olalım.

1 Mayıs 2011 Pazar

Rakocevic'in Milli Takım Özlemi

0 yorum

Sırbistan Basketbol Federasyonu yeni yönetimini belirledi ve en çok ilgi çeken isimler asbaşkanlar Dejan Bodiroga ve Dejan Tomasevic oldular. Parke üzerinde başarılı  olsalar da arka planda oldukça sıkıntılı yıllar geçiren Sırbistan, basketbolun unutulmaz isimlerini işin tepesine getirince de tüm ülkede umutlar tekrar yeşerdi. Bu konuda açıklama yapan isimlerden biri de Efes Pilsen forması giyen Igor Rakocevic. Ülkemizde basına konuşması kulübü tarafından ilginç bir şekilde yasaklanan Rakocevic Sırp basınına yeni yönetim ve milli takıma olan özlemi konusunda açıklamalar yaptı:

"Dejan Tomasevic, Dejan Bodiroga ve diğerleri gibi isimlerin basketbol federasyonunda görev almasından dolayı oldukça memnunum. Onlar basketbolu gerçekten seven ve bu işi kişisel çıkarları için yapmayan gerçek profesyoneller. Sırp basketbolunu daha iyi duruma getirmek istiyorlar ve ben buna gerçekten inanıyorum. Umarım onlarla birlikte en iyi sonuçlar da gelecek. Ivkovic'e gelince; bence takımda kalması çok iyi bir karar çünkü geçtiğimiz yıllarda Duda ile birlikte milli takım harika sonuçlar aldı.

Sırbistan formasını henüz giyemedim. En son 2006 Dünya Şampiyonası'nda Sırbistan-Karadağ forması giymiştim. 2001'de İstanbul'da ve 2002'de Indianapolis'te kazandığım altın madalyalar kariyerimin en önemli zaferleriydi.

Benim için sezon devam ediyor ve her şey yolunda. Tanrıya şükürler olsun ki sakatlıklarla ilgili hiç bir problemim yok. Milli formayı giyme isteğim hala devam ediyor buna şüphe yok ve eğer bir çağrı gelirse karar tamemen fiziksel durumuma bağlı olacak. "

Mevcut form durumuyla Rakocevic'in milli takım isteği anlaşılabilir tabi ki ama onun şansızlığı da sanırım Sırbistan vatandaşı olması. Normalde her koç genç takımına liderlik edebilecek ve el yakan anlarda sorumluluk alabilecek tecrübeli bir skorere ihtiyaç duyar ama sanırım dünya üzerinde bu kadar genç olup da bu kadar tecrübeli olan oyuncular sadece Sırbistan'da mevcut. Ivkovic'in bu yaz Rakocevic'i tercih edip etmemesi sanırım Rako için de kariyerinin geri kalanında milli takım formasını giyip giymeyeceğinin işareti olacak.

Durun Siz Kardeşsiniz #11

0 yorum


Ginobili vs Bronson Pinchot

Printezis Yeniden Olympiakos'ta

0 yorum

İlk profesyonel adımlarını Olympiakos'ta atan, Eurolig'e Olympiakos'la merhaba diyen Georgios Printezis 1,5 yıllık İspanya macerasının ardından tekrar Pire'ye döndü ve Olympiakos'la sezon sonuna kadar sözleşme imzaladı. Printezis'in Malaga ile 1.2 milyon euroluk kontratı vardı ama daha az bir ücrete Olympiakos'a dönmeyi tercih etti. Yaklaşık 1 aydır konuşulan bir transferdi bu hatta Printezis'in sevgilisinin Facebook hesabında Malaga yönetimine ettiği küfürler Yunan basınında yer bulmuştu. Tekrar yuvaya döndü Printezis ve oldukça mutlu olduğunu da söylemek gerek. Unicaja Malaga da Printezis'e katkıları için teşekkür eden ve başarılar dileyen bir mesaj yayınladı. Printezis de transferiyle ilgili yazılı bir açıklama yaptı ve Malaga'dan birkaç yıl önce reddedilemeyecek bir teklif aldığını ve İspanya'ya gittiğini, oradaki basketbola bakış açısının çok özel olduğunu söyledi. Transferinin Nesterovic'in sakatlığıyla alakalı olmadığını ve görüşmelerin çok uzun süredir devam ettiğini de havaalanında gazetecilere üzerine basa basa söyledi. Bir bakıma  "Ben dönemlik takviye oyuncusu değilim, bu kulübün evladıyım ve değişilmezi olacağım." mesajını verdi. Sağlam bir Printezis Avrupa'nın en faydalı 4 numaralarından biri olur. Olympiakos'la tekrar form bulursa kırmızıların yaptığı hamlenin değeri bir kez daha ortaya çıkacaktır.



"Two years ago I had to make the most difficult professional decision of my life, but Unicaja was offering me a very lucrative 3 year contract which I could not deny. Although things did not turn out the way both sides would have wanted to, I will always carry great memories from the team and the city of Malaga. I would like to thank the people of the club for the chance they gave me and their support, especially during the time of my serious injury last season. It’s a model team, one among very few in Europe, with people that live for basketball and care about the team. The less I can wish them is to win titles and make their fans proud!

I feel lucky that all these years and especially during the most difficult ones, I had someone by my side that has always been there for me to support me and try for the best. I would like to thank my agent, Giorgos Demetropoulos, not only for the biggest contract of my career that he was able to get me two summers ago, but for his general attitude towards me. He did his job, dealing with me as a friend and a person and not only as client, which has been very important for me and I have greatly appreciated.

I’m returning to Piraeus at the most critical time in the season and the only thing I have on my mind is to help the team and celebrate a championship. I wish to thank the Angelopoulos brothers and Mr. Skindilias for showing me how much they wanted me, something equally important to me. I also wish to thank Mr. Ivkovic and Mr. Angelou for their trust and I promise to give 100% at every game and every practice. As for the fans, who even while I had been away, never forgot about me, I hope to be able to return the favor soon, only as deservingly”.

 
Maliano - Kaynak göstermeden çalan çırpan Schortsanitis'in altında kalsın...