Sitedeki bütün yazılar tarafımızdan hazırlanmaktadır. Kaynak göstermeden çalan çırpan Schortsanitis'in altında kalsın.

27 Ağustos 2011 Cumartesi

Eurobasket 2011 Karadağ İncelemesi

Bu takımın ‘Altı Şişhane, üstü Tophane’ desek yeridir arkadaş… Yıllar yılı bu lafı cümle içinde kullanmak istemiştim, buna vesile olan ‘genç’ ülke Karadağ’a sonsuz teşekkürlerimi sunarım, zira takımın uzunları ve kısaları arasındaki denge farkını daha iyi tarifleyecek bir tabir bulamadım. Bir tarafından tuttuğunuzda elinizde kalan, diğer taraftan da en azından kağıt üzerinde son derece parıltılı bir kadro… Yine de eldekilerle Avrupa basketbolu takipçilerini heyecanlandıran ve turnuvanın sürprizlerinden biri olması beklenen Karadağ… Madem onlardan yana beklentiler yüksek, biz de değerlendirirken biraz acımasız olalım; ne yapar, nerelere giderler, bir bakalım…

Bu Karadağ’ın erkeklerde A takım seviyesinde ilk büyük turnuva katılımı olacak ama ülke olarak bu heyecana bir parça hazırlıklı olduklarını söyleyebiliriz, zira bu yaz Kadınlar Avrupa Basketbol Şampiyonası’nda 6. olup ilk karnelerini almışlardı (bu kadar yazdıktan sonra çeyrek finalde Türkiye engeline takıldıklarını belirtmeden olmaz). Division B’de mesaiye başlayan, orada fazla vakit kaybetmeden Dusko Vujosevic yönetiminde elemelerde İsrail, İtalya, Letonya ve Finlandiya’nın önünde grubunu lider bitirerek Avrupa Şampiyonası vizesi alan Karadağ, elemelerin ardından koç değişikliğine giderek Vujosevic’ten boşalan koltuğa tecrübeli koçun asistanı, ülke basketbolunun içinden biri olan Dejan Radonjic’i getirdi. Radonjic geçtiğimiz sezon U-20’de koçluk yapmış ve takımının turnuvayı altıncı sırada bitirmesine katkıda bulunmuştu; benzer bir dereceyi burada elde etmesi kolay olmayacaktır ama elinde de hiç de fena sayılmayacak bir kadro var.


Girişte de bahsettiğimiz üzere Karadağ’ın kısaları ile uzunları arasında yeterlilik olarak epeyce fark var. Devşirme oyuncu oynatabilme avantajını Omar Cook ile kullanmak isteyen Radonjic’in ekibi, takımın direksiyonuna Amerika asıllı tecrübeli ismi oturtmuş durumda. Omar Cook’a seviye olarak yaklaşabilecek guard rotasyonundaki ikinci ismin Goran Jeretin olarak gözükmesi, takımın burada yaşadığı sorunun en ciddi göstergesidir sanırım. Kısalarda yaşanan sıkıntı yalnızca rotasyonun genişliği değil, ciddi bir de ‘güvenilir bilek’, ‘delicilik’ ve ‘yaratıcılık’ eksiklikleri var. Ne isimlerini saydığımız Cook ve Jeretin, ne de bunlara ilave olarak gösterilebilecek takımın diğer asıl oğlanları Sehovic ve Borisov bu konuda elleri çok güçlü olan isimler değiller (genç Vladimir Mihailovic de Radonjic’in buradaki silahlarını arttırma çabalarından biri). Bu tablo takımın hem kısalardan aldıkları skor katkısını hem de takımın total hücum gücünü düşürüyor. Hani Cook’un avantajı olarak sayabileceğimiz yanı, birçok Amerikalı kısada görmeye alıştığımız takım bozucu düzenden uzak oluşu, takımı oynatma gayreti ve oyunun savunma yönündeki katkısı olabilir. Bu özellikleri hücum portföyü daha geniş takımlarda işe yarayabiliyor ancak dediğim gibi, iş Karadağ gibi kısalarda eli güçlü olmayan takımlara gelince dert artıyor ki bu özellikte Omar Cook’un yanına koyabilecekleri ikinci bir oyuncuları da yok. Bu bağlamda çok akıcı, bol alternatifli bir hücum takımı olduklarını söyleyemeyiz ki takımın bu özelliklerinin yanına fiziksel avantajlarını ve pota altı güçlerini eklediğimizde aşağıda bahsedeceğimiz kimlik çıkıyor aslında ortaya:

Karadağ’ın Dasic ve hatta Borisov’dan başlamak üzere ciddi bir fizik avantajı var. Özellikle Dasic rakip savunmalar için tam bir eşleşme kabusu; kendinden daha zayıf bir üç numara bulduğunda post-up yaparak skor üretebiliyor, 4 numarada kullanıldığında da çabukluk avantajıyla rakibine üstünlük sağlayabiliyor. Pota altında Avrupa’nın en dominant uzunlarından biri olan Pekovic’i hesaba kattığımızda ve onun kadar parlak CV’ye sahip olmasalar da Vladimir Dragicevic, Vladimir Golubovic ve Nicola Vucevic gibi hatırı sayılır diğer uzunları düşündüğümüzde bizim bu genç ülkenin ciddi bir ribaund gücünden ve pota altı tehdidinden bahsedebiliyoruz. Karadağ turnuvanın belki de iç-dış dengesinde pota altına en çok yönelen takımı olacaktır. Elbette bu üstünlüklerini skorboarda yansıtabilmeleri için kısalarından da organizasyon konusunda destek almaları gerekiyor. Cook ve Jeretin ikilisi bu yükü elemelerde çekebilmişti, hazırlık maçlarında rakiplerin kalitesi arttıkça bu konuda defoları ise ortaya çıkmaya başladı, turnuvada hedef maçlarında ve tur geçtikçe karnelerindeki bu not daha da düşecektir. Uzunlara rakip savunmaların aldıkları tedbirler ve üretebilecekleri çözümler arttıkça, maçları kazanmak için artık ekstra işler yapılması gerektiğinde ve yaratıcılık devreye girdiğinde bu konuda eli zayıf olan Karadağ’ın sorun yaşayabileceğini öngörmek bir kehanet olmasa gerek… Karadağ’ın eksi hanesindeki en önemli konu başlıklarından biri de turnuva tecrübeleri, elbette yeni olmaları ve ayrı bir motivasyonla bu turnuvaya gelmeleri olumlu taraf olarak düşünülebilir ama takım olarak turnuva oynama alışkanlığı bu seviyelerde önemlidir. Pekovic’in omuzlarına ciddi yükün bindiği bir takım izleyeceğiz; o da hazırlık döneminin başında oldukça sorunlu gözüküyordu ama günler ilerledikçe form tutmaya ve kendisinden beklenen role bürünmeye başladı. Bir de yeri gelmiş ve hatta geçiyorken bir oyuncunun isminden bahsedelim: Nikola Vucevic. Bu turnuvada olur mu bilmem, hazırlık döneminde kısa vadede çok da parlayabileceğinin sinyallerini veremese de takımda bir şekilde rol kapmayı başardı, genç oyuncunun ismini daha sık duyacağız ilerleyen dönemlerde…

Aslına bakarsanız yapacakları merakla beklenen takımlardan biri konumunda Karadağ... Bu takımı yukarıda belki de hak ettiğinden daha fazla eleştirdik; yanlış anlaşılmasın, Karadağ bu turnuvanın rengi olmaya aday takımlarından biridir, hatta çoğunluğa göre (şampiyonluk derecesinde olmasa bile) sürpriz adaylarındandır. Pekovic ritm buldukça rakipleri için iyice tatsızlaşacaklardır, özgüven kazandıkça da yapabilirlikleri artabilir. Özellikle boyalı alanda öldürücü güçlerinin ve çemberden dönen topları toplayabilme becerilerinin altını çizmek gerek. Ancak bu seviyelere göre çok yavan bir kısa rotasyonuna sahip olmaları, belli bir noktadan sonra uzun oyuncu artılarını da törpüleyebilir. Bulundukları ilk tur grubundaki takımları hem yakından tanıyorlar hem de hazırlık döneminde birçoğuna karşı oynama fırsatı buldular. O gruptaki isim-cisim dengeleri düşünüldüğünde gruptan çıkmaları sürpriz olmaz hatta beklenilen bir şey, elde edecekleri dereceyle sürpriz yapmaya çalışacaklardır. Üst turu gördükten sonra Pekovic ve arkadaşlarının neler yapabileceğini hep birlikte göreceğiz, tabii önce üst turu görmeleri gerekiyor zira kendilerine göre daha aşağıda gözüken takımlardan birine ilk 3 biletini kaptırmaları oldukça tatsız olur. 

İlker ÜÇER
http://twitter.com/ilkerucer
Marko'nun Yeri

0 yorum:

Related Posts with Thumbnails
Zaman darlığından dolayı sitenin güncel olmadığı dönemlerde Twitter hesaplarımızı takip ederek her türlü güncel bilgiye ulaşabilirsiniz.
-
Maliano - http://twitter.com/maliano
 
Maliano - Kaynak göstermeden çalan çırpan Schortsanitis'in altında kalsın...