Sitedeki bütün yazılar tarafımızdan hazırlanmaktadır. Kaynak göstermeden çalan çırpan Schortsanitis'in altında kalsın.

27 Ağustos 2011 Cumartesi

Eurobasket 2011 İtalya İncelemesi


Avrupa basketbolunun sembol ülkelerinden biridir İtalya, hem kulüpler seviyesinde hem de Ulusal Takım ile katıldığı turnuvalarda yakın sayılabilecek bir döneme kadar en dominant ülkelerden biri olmuştur. Bu yazının sahibinin hatırlayabildiği dönemlerde Tanjevic ile birlikte zirveyi gören ve bunu 99 yılı Avrupa şampiyonluğu ile taçlandıran (sanırım o kadroyu hemen herkes ezbere sayar), ardından bu kadar parlak bir başarıyı tekrarlayamayıp Recalcati döneminin ilerleyen bölümlerinde iyice düşüşe geçen ve geçmişini arayan bir ülke konumundalar. Elbette sadece Ulusal Takım seviyesinde değil, Bologna kentinin çöküşüyle birlikte kulüpler seviyesinde de ciddi sıkıntı yaşıyorlar. 2009 ve 2010’daki 2 büyük turnuvayı pas geçtikten sonra 2011’de de felaket bir eleme performansının ardından imdatlarına FIBA yetişti, takım sayısının artmasıyla kendilerini 2011 Avrupa Şampiyonası’nda buldular. Takımın başında 2009’dan bu yana, İtalya basketbolunun son dönemdeki en önemli ismi Pianigiani var ama onun da elinde sihirli değneği yok elbette. Neyse, ‘Maviler’ bu turnuvayı ne kadar özlemişler ve nasıl hazırlıklarla geliyorlar, bir bakalım…

İtalya basketbolunun bugüne kadar elde ettiği başarıların hemen hepsinde muazzam takım savunması başrolü oynamıştır, Tanjevic’in 99 senesindeki takımı bu sistemin zirveyi gördüğü ekiptir. O takımda da Myers, Fucka ve Meneghin gibi çok özel oyuncular vardı ancak takımın asıl kozu müthiş sistemi ve savunmasıydı. Bugünkü İtalya için de, bir önceki cümlede saydığım üçlüyle kıyaslıyor gibi gözüktüğüm için başıma bir şey gelmeyecekse, Belinelli, Gallinari ve Bargnani gibi etkili bir üçlü sayabiliyoruz ancak takımın çizdiği profil kesinlikle çok ama çok farklı. İtalya yine ciddi bir hücum gücünü elinde barındırıyor, hem bu üçlünün hem de Hackett gibi, Mancinelli gibi oyuncuların ciddi skor tehditleri var. Birebiri muazzam, kendi şutlarını yaratabilen ve yaratıcılıkları üst düzeyde oyunculardan bahsediyoruz. Ancak göze çarpan en önemli eksiklik, takımın yıldızlarıyla işçileri arasındaki hem seviye hem de profil olarak farklılık ve bunun takım yapısına yansıması… İtalya’nın şu anki kadrosu belli işleri iyi yapma potansiyeli olan ancak iş birbirini tamamlamaya ve takım halinde üst seviyeye çıkmaya geldiğinde eksik kalan bir görüntü çiziyor, o 99 yılındaki kadronun en önemli özelliklerinden biri olan ‘her işi yapan oyuncu’ kalabalığından da eser yok (kulakların çınlasın Tanjevic). Oyunun savunma yönünde takımın verebilecekleri, geçmişindeki başarıları elde ettiği seviyeye göre çok gerilerde kalıyor gibi gözüküyor. Üstelik yukarıda ismini saydığımız oyuncularla diğerleri arasında ciddi seviye farkı olması da takımdaki rollerin dağılımı açısından sıkıntılı konular olarak dikkat çekiyor.


İtalya’nın görünürdeki en büyük problemi oyun kurucu pozisyonunda; oradaki oyunculardan Cinciarini, Maestranzi ya da Poeta, hatta devşirme olarak orada kullanılabilecek Hackett ve Belinelli, bu seviyede bir takımın başarıya gitmesi için yeterli katkıyı sağlayabilecek isimler değiller. İlk üçünün yeterliliği, diğer ikisinin de o pozisyonun asıl oyuncuları olmamaları çok kritik. Üstelik takımın çok ciddi atıcıları, top kullanmayı çok seven ve idare etmesi de son derece güç oyuncuları varken takımın direksiyonuna geçecek isim(ler), organizasyon açısından çok kritik. Bu pencereden bakıldığında tablo daha vahim ama elde de bu turnuva için dünyaları değiştirebilecek bir çözüm gözükmüyor. Bunun yanı sıra, pota altında da ciddi bir sertlik ve ‘kalıp’ sorunları göze çarpıyor; Bargnani’nin itiş kakışı sevmeyen, dışarı kaçarak şut kovalayan ve genelde ribaund hanesi tertemiz istatistik kağıdı onlar açısından o pozisyondaki zafiyete işaret. Crosariol ve Gigli’nin olmaması onlar adına sıkıntı; bu eksik yapıda ellerinde Bargnani’ye ilave Cusin var, ondan daha farklı, yukarıda bahsettiğimiz eksilerin üstünü çizebilmek için aday adaylarından biri konumunda… Bu konuda birçok üst düzey takıma karşı sıkıntı yaşayacaklarını öngörmek zor değli sanırım. Ribaund konusunda Pianigiani’nin en büyük destekçileri Mancinelli ve Gallinari olacak; orada uzunların, özellikle de Bargnani’nin açığını kapatmaya çalışacaklar ki bu konuda da saydığımız isimlerin elleri oldukça güçlü. Mancinelli için de ekstra 1-2 cümle sıkıştıralım: Bologna’da yaptığı parlak çıkışın ardından bir türlü istenen noktaya gelemedi ancak bir şekilde ayakta, bu seviyelerde kalmayı başardı. Özellikle pozisyon esnekliği ile bu takım için önemli silah…

Pianigiani, Siena’dakinden oldukça farklı bir kadroyu yönetmeye çalışıyor burada; ne oradaki gibi bir sistem, ne de o sistemi yaratabilecek yapı var. Belinelli, Gallinari ve Bargnani üçlüsü 30 ve üzeri süre alır, bu üçlüden özellikle Belinelli ve Bargnani’nin top kullanmayı çok sevmesi nedeniyle şut tercihleri sıkıntılı olur, takımın geri kalanı bu üçlünün etrafına dizilir, istatistik kağıdı bu üçlüden birini parlatır ama takımın ne süre paylaşımı, ne de asist ya da ribaund gibi diğer haneler tatmin edici şekilde dolar-taşar… Yine bir parantez açıyorum; bu ortamda 2 tane de önemli tercih yaptı bana göre Pianigiani: bir tanesi, Siena’dan da oyuncusu Pietro Aradori’yi kadroya almamak, diğeri de genç Alessandro Gentile’yi çağırmamak oldu. Haydi Gentile adı üstünde, halen genç ve zaten yazın gençlerde İtalya forması giydi, üstelik orada oyuncu sayısı da fazla ama Pietro Aradori önemli bir isim, onu da kuvvetle muhtemel Belinelli gölgesinde haddinden fazla kalmaması için kadroya almadı; parantez kapandı. İtalyan koçun elinde, Siena’dakinden oldukça farklı, ‘onlar ve diğerleri’ tadında bir kadro var, özellikle oyunun savunma yönünde de alışkın olduğu kimliği parkeye yansıtabilecek yandaş(lar) bulması kolay olmayacak. Yine de takımın, NBA’in ve İtalya’nın gülü, yukarıda ismini sıklıkla geçirdiğimiz üçlü kaynaklı, çok ciddi hücum artıları olduğunun altını tekrardan çizmek gerek, özellikle de şut tehdidine ve yaratıcılık avantajına dikkat diyelim. Eğer biraz daha kontrol altına alınabilir, roller biraz daha törpülenebilirse bu takımın turnuvanın en çok can yakma potansiyeli olan hücum ekiplerinden biri olarak işaretlenmesi mümkün. Ancak o kimyada bir takım olma konusunda güven verebilmeleri için biraz daha fazla sinyale ihtiyacımız var.


İtalya çok zorlu bir ilk tur grubunda yer alıyor, keza çaprazı da öyle. Çok sert, çok karakterli takımlarla oynayacaklar ve bu seviyede ekmek yiyebilmeleri, o takımların arasından sıyrılabilmeleri için hücumdaki zenginliklerinden fazlasına ihtiyaçları olacak ki burada da takım kimliği ve savunma sertliği önem kazanıyor. Savunmayı çok yukarı çekebileceklerini düşünmüyorum ama özellikle Pianigiani’nin ekibinin turnuvaya ‘onlar ve diğerleri’ yapısında bir takımla gitmemesi, en azından takımın işçilerinin de farklı özellikleriyle işin içine dahil olabilmeleri çok önemli. Tamamen o üçlünün sırtına binip gitmeye çalışan bir İtalya gider ama gittiği yer kupa ya da podyum olmaz, o kimlik bu takıma maç kazandırır ama başarı getirmez, ağızlarda da müthiş lezzet bırakmaz. Bunu yapmaya, yani daha derli toplu bir takım yaratmaya belki de en yakın koç var ellerinde ama daha girişte de bahsettiğimiz üzere o koçun elinde de sihirli değnek yok sonuçta. Takımın ruh halini bilmiyorum İtalyan basketbol severlerin bu seviyede başarıya aç oldukları net, ülkenin adına ve geçmişine yakışmayan yakın dönem performansının üstünü kapatmak adına çok ciddi bir sınav verecekler. Ellerinde dereceye girmeleri kimseyi şaşırtmayacak bir kadro var ama halen bir İspanya ya da Sırbistan kadar güçlü, ya da hazırlık döneminde onları geçme başarısı göstermelerine rağmen eksik Yunanistan veya Litvanya gibi karakterli bir takım değiller. Bu yaz U-18’de 4, U-20’de 2. Sıra onların oldu, bunlar ülke basketbolu için güzel sinyaller. İtalya önce tekrardan kimlik kazanmalı, gerisi zaten gelecektir, bu turnuvada ya da bir sonrakinde...


İlker ÜÇER
http://twitter.com/ilkerucer
Marko'nun Yeri

0 yorum:

Related Posts with Thumbnails
Zaman darlığından dolayı sitenin güncel olmadığı dönemlerde Twitter hesaplarımızı takip ederek her türlü güncel bilgiye ulaşabilirsiniz.
-
Maliano - http://twitter.com/maliano
 
Maliano - Kaynak göstermeden çalan çırpan Schortsanitis'in altında kalsın...